Hüseyin Yahya CEVHER

Soma şehidlerinin hesabını Soma halkı soruyor – Hüseyin Yahya CEVHER

somahalki

Soma şehidlerinin hesabını Soma halkı soruyor – Hüseyin Yahya CEVHER

Her türlü sınıflandırmaya karşıyım. İşçi sınıfı, köylü sınıfı türü söylemlere karşıyım. Bizim söylemimiz halkımızdır. Halk’ın tanımını yaparak aslında dünya görüşümüzü ilan etmiş oluyoruz. Tüm dünya mustazafları bir diğer ifadeyle Biz yüzde 99’uz, tüm dünya müstekbirleri de yüzde 1’dir. Duyanlar hatırlayacaktır Amerika’daki Biz %99’uz Hareketi bu görüşümüzle paralel bir harekettir. Yine Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney mustazaf ve müstekbirleri tanıtırken bu şekilde bir oranlama ile izahat yapmıştır.

Soma’da 13 Mayıs 2014 günü gerçekleştirilen Soma Katliamı’nın üzerinden 4 gün geçti. Gelinen noktada devlet yetkililerinin o kadar çok eleştirilecek eylem ve söylemleri var ki bunları yeniden irdelemeyi gerekli görmüyorum fakat burada yapılan her tür olaydan hükümeti suçluyorsunuz türü söylemleri dillendirenlere değinmeden geçemeyeceğim.

Hz. Ali anlatıyor:
“Bir gün Ömer’i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm;
“Ya emire’l-müminin nereye gidiyorsun?” diye sordum.
“Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum” diye cevap verdi.
O zaman ben: “İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!” dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu:
“Hz.Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer’den sorulur!”
“Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu,
Gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu!”

Birçoğumuzun bildiği bu hadiseden yola çıkarak bir müslümanın devlet içerisinde meydana gelen en ufak bir olaydan bile devlet yetkililerini suçlu görmesi doğaldır. Biz demiyoruz ki kaybolan bir koyundan dolayı başbakanı idam edelim. Ama bu kadar olabilir mi? Başbakan yumruk atıyor, tehdit ediyor. Başbakan müşaviri halkı tekmeliyor. Vali yardımcısı aklını kullanan kurtuldu diyor. Şirket sahibi neden 3-4 ay daha sabretmediler ki oysa onlara yaşam odası yapacaktım diyor. Maden sorumluları ne oldu bilmiyoruz diyor. Biraz vicdanı olan kişi bu tabloda devlet yetkililerine faturayı keser. Kesmeyen halktan değildir.

Yine dünya halklarının başına gelen tüm belaların sorumlusu Büyük Şeytan Amerika’dır. Kulağımızda her daim bir küpe gibi taşıdığımız merhum İmam Humeyni(ra)’nin şu öğüdünü her müslüman hayat felsefesi yapmalıdır. “Yolda yürürken ayağınıza bir taş takılsa; Büyük Şeytan Amerika’dan bilin”

Evet başımıza gelen bütün olumsuzlukların sebebini Büyük Şeytan Amerika ve gücünü bizden alan bizden olmayanlardan biliyoruz.

Ülkemizde uzun yıllardır oluşturulmak istenen çatışma ortamı bir türlü oluşturulamamış, bunun sonucu olarak bu basiretli halktan intikam almak isteyen halk düşmanları da yine kendi efsaneleri doğrultusunda kontrollerindeki istihbarat örgütünün en uzman gerçekleştirdiği “trafik kazası ile öldürme” yöntemini geliştirerek “her türlü kaza ile öldürme, kadere sığınma” modelini üretmişlerdir. Bu modeli ilahi ikaz ve uyarı olan depremin ardından bile sağ kurtulan vatandaşları küresel organ mafyasına satarak uygulamışlar, her zaman belirttiğimiz batıl cephenin zirvesi olduklarını bir kez daha ispatlamışlardır. Ama Yüce Allah(cc)’ın yardımıyla her cinayetlerinde bazı ipuçları bırakan halk düşmanları halkımızın basiretinden kaçamamaktadır.

Bu noktada Soma halkının güya kendilerini ziyarete gelen oysa operasyonun başarısını gözleriyle görmeye gelen başbakanı çok net ve kararlı bir şekilde protesto etmesi çok çok önemlidir. Zira Reyhanlı’da patlamanın hemen ardından patlayan halk, burada olay anından sonra kontrollü bir şekilde protestolarını yapmış, geçen katliamdaki yaptıkları hataları bu sefer yapmamak için ziyaretlerini iptal eden ve hemen bölgeye giden başbakanı gerçek yüzünü tam gösterecek hareketler yapmaya zorlamışlardır.

Bu satırları okuyan Somalı bile vay be neler yapmışız diyebilir. Zaten hiç bir şeyi biz yapımıyoruz ki “Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.” (Enfal Suresi, 17.Ayet) ayeti gereğince ilahi kader bizi yönlendiriyor ve halkın duaları ekseninde süreç ilerliyor.

Tüm Türkiye başta olmak üzere sesini duyurabilen dünyanın dört bir yanında Soma şehidlerinin acısı hissedilmiştir. Herşeyin medyaya düşmesi gerekmez, bazı haberler kalbe damlar. Bazı haberler ilahi kader haber servisi tarafından geçilir, öyle bir durum oluşur ki yıllardır bu uğurda mücadele etmiş kişiler bile şoka girer. Biz mücadelemizi verelim, ilahi sevk zamanı gelince taşları yerine koyacaktır.

Daha önceki yazılarımızda da değinmiştik marjinal grup ve fraksiyonlar halkın gerçek tepkisini vermesini engellemektedir. Örneğin Soma’ya giden bütün yollar kapalıyken nasıl olduysa oraya ulaşan Dersim Katliamı Faili’nin Askerleri olduğunu iddia eden istihbaratın ilgili bölümünün maaşlı ve primli çalışanları provokatif eylemlere imza atmaktadır. Bu da samimi bir şekilde Soma Katliamı’ndan dolayı devletin ihmalini ve bile bile cinayet işlemesini haykıran kişilere bir yafta olarak yapışmaktadır. Başında madenci bareti, elinde basın açıklaması ile madenci sınıfı gerekeni yapacak türü söylemlerle bir yere varılamaz. Bu yüzden bunları samimi zannederek, sadece bunlar haktan yana oluyormuş gibi göründüklerinden bunların yanına yanaşan halkımıza da kendi kendilerine mücadelelerini sürdürmelerini tavsiye ediyoruz.

Bir Somalı, protestoculara (Soma halkı çok ciddi katılımlı gösteriler yaptı fakat televizyon kanalları marjinal grup, fraksiyon ve sendikaların bayraklı yürüyüşünü verdi) acımızı kendimiz yaşarız şeklinde bir tepki gösterdi. Dışarıdan taşımalı devrim yapılmaz. Devrim yerel halkın katılımıyla yapılır dolayısıyla halkımız kendi bulundukları bölgelerde herhangi bir yere taşıma olmadan harekete geçmeye karar verdiklerinde kimsenin diyecek bir şeyi kalmayacaktır.

Soma halkı cumhurbaşkanı, başbakan, siyasi liderler, bürokratlar hiçbirini ayırt etmeden hepsini yuhladı, kovaladı, suçladı ve tepkisini gösterdi. Soma halkı ve bizler yüzde 99’uz o diğerleri ise yüzde 1’dir. Dolayısıyla Soma şehidlerinin hesabını Soma halkı soruyor ve soracaktır. Vesselam.

Benzer Yazılar

9 Yorum

  1. Dünyaya adeta insanlık drsi verircesine, yüreği yaralanmışcasına konuşma yapanlar TEK 1 TANE madenciye DOKUNDULAR MI? üzerlerinde 1 tane is var mı? konuşmalarında öylesine merhamet(?) insanlık(?) dolu cümleler kullandılar ki az kalsın ağırlıkları altında devrileceklerdi… ama devrilmek zulmün fıtratında ve devirmek de SÜNNETULLAH’ta vardır.

  2. Bugün öylesine düşüncelere daldığım esnada bir anda tüm halkımızı yasa boğan Soma katliamını hatırladım ve Suriye’yi düşünmeye başladım bir yandan. Acaba onlar hergün mü yaşıyorlar Somaları? acaba hergün mü yüzlercesinin evlerine, ocaklarına, yüreklerine ateşler yağıyor? Aynı şekilde Irak da öyle. İnsan her yerde insandır. Soma katliamı gerçekten de tüm halkımızı yasa boğdu, acaba deyip bir öz eleştiride de bulunarak şunları söylemek isterim: Suriye, Irak…vb yerlerdeki ölümlere, hergün verilen yüzlerce rakamlarına çok mu alıştık dersiniz. Duyarsızlaşmış mıydık? Bu zalim ellerinin zulümlerinin sürekli olması birazcık da olsa tepkisizleştirmiş miydi? diye sormadan edemiyorum. Evet, başka başka yaşanan ve kim bilir hergün yaşanan Somalar… Allah Suriyeyi bu hale getiren siyonist güçleri ve onlaın bölgedeki ellerini kahru perişan eylesin inşallah. Elbet suriyemiz muzaffer olacaktır o insan bozması vahşi teröristlere karşı.

  3. Hay kalemine sağlık. Biz yüzde doksan dokuzuz, siz yüzde bir. Bizim Allahimiz var, sizin sizi yokedecek kibriniz.

  4. selamun aleykum ,Allah razı olsun.Sevgili hocam, “biz %99’uz ” derken ,(isteyerek veya istemeyerek) kendini bu %99 un içinde görmeyenler de var halk arasında.Butür kişilere karşı tavrımız ne olmalıdır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close