Musa GÜNEŞ

ÜLKEMİZ BAHTSIZ BİR COĞRAFYA – MUSA GÜNEŞ

ulkemiz-bahtsiz-bir-cografya

ÜLKEMİZ BAHTSIZ BİR COĞRAFYA – MUSA GÜNEŞ

Ülkemizde gün geçmesin ki bir ölüm, gün geçmesin ki bir ihmal, gün geçmesin ki bir sorumsuzluk, gün geçmesin ki bir hırsızlık –yolsuzluk- ahlaksızlık duymayalım. Hepimizin bildiği gibi ülkemiz hem konum itibari ile, hem zenginlikleri ile adeta dünyada ki cennet konumundadır. Ama ülkemizi köleleştirerek-sömürerek yöneten kendilerinde her türlü fitne olan yöneticiler, ülkemizi yaşanabilecek bir ülke olmaktan çıkardılar adeta. Özelleştirme adı altında birilerini-kendi adamlarını- zengin edip, milletimizi ise kuru ekmeğe muhtaç eder hale getirmişlerdir. Hiç kimse hak ettiğini alamamaktadır artık. Milletimizin çok büyük bir bölümünün kredi borcu bulunmakta, ülkemizde her geçen gün milli gelirin adaletsiz dağılım farkı ise gün geçtikçe büyümektedir. Türkiye milli gelir dağılımının adaletsiz paylaşımında Avrupa’da 1. Dünyada ise 5. Sıraya yükselmiştir. Buna karşılık Türkiye ölümcül iş kazalarında Avrupa’da 1. Dünyada ise 3. olmuştur.

Son zamanlardaki olaylardan örnek verecek olursak. Örneğin Reyhanlı’daki patlama. Bu patlamada resmi rakamların verdiğine göre 57 kişi vefat etmiş. Bu patlamanın olduğu zamanda, benim gittiğim bir dil kursunda hocam Reyhanlı da yaşayan arkadaşını bizim yanımızda aramıştı aynı gün içinde. Arkadaşı hocama ne 50’si demişti. 200’den fazla ölüyü burada ben ve arkadaşlarım çıkardık demişti. Bu patlamada da devlet Reyhanlı için yayın yasağı getirmişti. Soruyoruz devlete madem 57 kişi idi niçin yayın yasağı getirdiniz. Bu patlamanın hemen ardından Erdoğan bunu Esed yaptı açıklamasını kullanmıştı. Bir gazeteci Hatay valisine niçin 73 mobese kamerasının çalışmadığını sormuştu ve vali cevap verememişti. Daha sonra sanırım vali yalan bulamadığı için valiyi görevden almışlardı. Soruyoruz devlete ‘73 mobese kamerasını da Esed mi kapatmıştı.’

Uludere’de köylüler başka hiçbir iş yapmadıklarından dolayı(çünkü Uludere bir dağ köyü olup hayvancılık yada tarım yapılamıyordu. Devlet de köylülere iş tahsis etmiyordu) Iraktan getirdikleri malları ülkemizde satarak geçimlerini sağlamak zorunda idiler. Daha sonra F-16’larla bu köylüleri bombaladılar. Ve 30’dan fazla vatandaşımızı kalleşçe vurmuşlardı. Daha sonra devlet yaptığı açıklamada biz onları terörist zannetmiştik dedi. Ne hikmetse Irak’tan 300 kişi ile gelip Aktütün’de askerlerimizi hunharca katleden ağır silahlı teröristleri görmemiş, bu gariban, kendi ekmeğinin peşinde olanları ise anında tespit edebilmişti devlet. Ve takip edenler görmüşlerdir ki bu bombalama hakkında takipsizlik kararı verildi.

Soma’daki madende 301 kişi şehit olmuştu. Ve bu ülkenin şu anki cumhurbaşkanı bu kazalar bu işin doğasında var açıklaması yapmıştı. Tanıştığım bir maden mühendisi kendi çalıştığı şantiyenin 2004’de özelleştirildiğini, bundan önce yaklaşık 40 sene devlet eliyle işletildiğini 40 senelik süre zarfında bir tane bile ölümlü kazanın olmadığını ama özelleştikten sonra her yıl ortalama 4-5 kişinin öldüğünü belirtmişti. Ki bu şirkette Doğu Anadolu’da olan küçük bir şirket idi. Devletin müfettişleri kontrole gittikleri zaman önceden şirkete haber verir. Gidip beraber şirket sahipleri ile yemek yeyip gelirler. Soma olayında kurtarmaya giden ekip (güya) temiz hava borusu ile kirli hava borusunun işlevlerini değiştirmişlerdi. Yani temiz hava kirli hava çekecek, kirli hava borusu ise temiz hava verecek hale getirildi. Halbuki bu, alttaki insanları öldürdü çünkü alttan haber alınmadan bütün bunlar yapılmıştı. Altta kalan insanlar muhtemelen temiz hava borusuna doğru koştular ama bu boruya kavuşunca bu borunun da kirli hava borusuna çevrildiğini görmüşlerdir. Ve madencilerin çoğu orda şehit olmuştu. Madencilerden haber alınmadan bu değişim yapılıp onları ölüme terk etmişlerdi. Bu kazanın sorumlularını ölen mühendislere ve bazı çavuşlara attılar. İş sahipleri ise sütten çıkmış ak kaşık.

Hakkari’deki 3 askerin sokak ortasında herkesin gözü önünde kalleşçe vurulması. Bu habere yayın yasağı getirilmesi.
İstanbul’daki asansör faciası. Bu kaza olduğu zaman bir işçi şunları söylemişti: “Bu asansör daha öncede çok bozuldu hep geçiştirmelik asansörü tamir ediyorlar.” Ve bu olaydan hemen bir gün sonra aynı şirketin 130 kadar çalışanı bir basın açıklaması yapmıştı. Açıklamada bir işçi: “Biz bu şirkette 1000’e yakın kişi çalışıyoruz ve bizi tehdit ettiler ‘konuşmayın yoksa hepiniz işten atılırsınız ,’ işçi ben dahil buradaki herkes açıklama yaptığımız için işten atıldık” demişti.

Şimdi de Karaman’daki madene su dolması. Eğer devlet vatandaşlarının canını, malını, namusunu, koruyamıyorsa bu devlet niçin vardır. Bir devlette eğitim, adalet, eşitlik yoksa bu devlet niçin vardır. Bu yazıyı yazarken inanın muhteşem bir duygu (üzüntü, keder, gam ) içinde yazdım. Söylenecek çok fazla söz, tespit var ama şimdilik bunlarla yetiniyoruz. Şu şiir ne de güzel söylüyor:

Ülkemiz bahtsız bir coğrafya,
Kurulu düzen cani, mafya,
Başa geçmiş vahşi eşkıya,
Tövbe yarab estağfirullah.

Ülke garba peşkeş çekildi,
Halk düşmanı başkan seçildi,
Dinden vatandan vazgeçildi,
Tövbe yarab estağfirullah.

(İslâmi Davet’ten)

Süfyanların, Yezidlerin her tarafta dolaştığı ülkemizde bir an önce hainlerin yok olduğunu görmeyi Yüce Allah’tan niyaz ediyorum iki dörtlük ile yazıya son veriyorum.

Yardım eyle sen bizlere,
Ya Rabbena ya Rabbena.
Kavuştur sen gündüzlere,
Ya Rabbena ya Rabbena.

Sahibimiz Rabbimizsin,
Bize ümit yalnız sensin,
Dertlerimiz artık dinsin,
Ya Rabbena ya Rabbena.

(İslâmi Davet’ten)

Halkımızdan mazlum olarak öldürülenlere rahmet, kalanlara ise basiret diliyorum. Zalim, bozguncu, adaletsiz süfyanların bir an önce yok olması dileğiyle Selametle kalın.

Benzer Yazılar

Yorum

  1. Geri bildirim: Anonim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close