Süleyman DAĞISTANLI

GÖLGE, HAKİKAT VE DEMOSTENES… – Süleyman DAĞISTANLI

demostenes

GÖLGE, HAKİKAT VE DEMOSTENES… – Süleyman DAĞISTANLI
Küçük yaşlardan itibaren, kekeme olduğu için bu aksaklığını giderebilmek adına ağzına çakıl taşı doldurarak pratikler yapan, kazdığı bir kuyunun içine belli aralıklarla dikenler yerleştirip jest ve mimiklerinin ölçülü ve yerinde olması için hitabet dersleri çalışan ünlü Yunan hatip Demostenes bir gün, Atina’da ki bir toplantıda konuşmak için kürsüye çıkar, ancak kimsenin kendisini dinlemeyip kendisine teveccüh göstermediğini gören Demostenes, halka dönerek ; “Size sadece iki cümlecik söyleyeceğim” der. Sözünü tamamlar tamamlamaz da bir hikaye anlatmaya başlar; “Vaktiyle Atinalı biri, bir yere gitmek için eşek kiralamış, eşeği kiraya veren adam da aynı yere gideceği için beraberce düşmüşler yola, tam yarı yoldayken öyle bir sıcak bastırmış ki, dinlenmek için mola vermek zorunda kalmışlar. Ancak ortalıkta en ufak bir gölgelik dahi olmadığı için eşeğin sahibi hemen, eşeğin gölgesine sığınmış. Eşeği kiralayan Atinalı bunu görünce hiddetlenmiş ve çekil oradan demiş bu eşeği ben kiraladım, gölge benim hakkım. Eşeğin asıl sahibi ise ben eşeği kiraladım, gölgesini değil, deyince aralarında muazzam bir kavga başlamış…” Demostenes anlattığı hikâyenin tam bu kısmında kürsüden aniden inmiş, bunu gören halk ise hiddetlenmiş ve “Eee anlatsana sonra ne olmuş” deyince, Demostenes yeniden kürsüye çıkmış ve “asıl meseleleri dinlemediniz ama bir eşeğin gölgesini ne de çok merak ettiniz” der.

Evet, hakikat ve eşeğin gölgesinin birbirine en fazla karıştığı şu günlerde ülkemizde sayısız hatip (!) ya da laf cambazı diyebileceğimiz Demostenesler, hakikatler yerine eşeklerden ve eşek gölgelerinden bahsederek halkları kendilerine müştak etmekte ve asıl meselelerden ziyade eşek gölgelerine merak salmalarına sebep olmaktadırlar. Bunun için elinden geleni yapan modern Demostenesler ve onların efendisi olan süfyaniler ve süfyanilerin baş Demostenesleri, yıllarca iyi bir hatip olabilmek için tıpkı Demostenes gibi pratikler yaptıklarını, deniz karşısına geçerek halka sesleniyormuş gibi konuşmalar yaptıklarını kendi dilleri ile anlatmaktadırlar. Gerçekten Demosteneslere taş çıkartabilecek kadar iyi birer hatip olan günümüz Demostenesleri, sürekli anlattıkları eşek gölgesi hikâyeleri ile halkı, hak ve hakikatten uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar.

Özellikle şanlı Filistin direnişinin destan yazmaya başladığı günlerden itibaren sürekli suni gündemlerle Filistin ve Kudüs meselesini gündemden düşürmeye çalışarak eşek gölgelerinden bahseden günümüz Demostenesleri, yıllanmış meseleleri ve eşek gölgesi kadar dahi değeri olmayan meseleleri gündeme getirmek için ellerinden geleni fazlasıyla yapmaktadırlar. Direnişin, yeniden şahlanmaya başladığı günden itibaren, halkları uyutma ve yanıltma araçlarının en etkili silahlarından olan medyanın ne ile meşgul olup, dikkatleri nerelere çekmek istediğine bakmamız, süfyanilerin başarılı olamasa bile bu hamlelerinin yoğunluğunu görebilmemiz ve bizlerin de ne denli yoğun bir şekilde mücadeleye devam etmemiz gerektiğini göstermesi açısından önem arz etmektedir. Atalarından daha sinsi ve daha kinli olan günümüz süfyanileri hakkı ve hakikati ters yüz edebilmek için öylesine büyük bir tiyatro kurmuşlardır ki, günümüz Müslümanları’nın, Demostenes döneminde ki halklardan çok daha uyanık ve bilinçli olması gerekmektedir. Zira o dönemde eşeğin sahibi ve eşeği kiralayan farklı kişiler iken, günümüzde halkların gündemini değiştirebilmek için kurdukları ve anlattıkları hikâyelerde, eşeği kiraya verenler de, eşeğin asıl sahipleri de kendileri olduğu için aralarında ki kavganın dozajını daha fazla arttırabilmekte ve halkların kendilerini pür dikkat izlemelerine sebep olmaktadırlar. O halde asli gündemimiz olan Filistin ve Kudüs meselesini geri plana itmek ve gündemden düşürmek için gelişen ve geliştirilen tüm olaylar bizlerin gözünde eşek gölgesi hükmünde değersiz ve önemsiz olmalıdır.
Son günlerde basın yayın organları aracılığı ile ülkede deprem (!) etkisi yarattığı söylenen görevden almalar, göreve getirmeler, mecliste kavgalar, paralel ve dikey operasyonlar(!)… Bunların hepsi gasıp İsrail’in yaşadığı yenilginin, deccali ve süfyanilerin kalplerinde ve ruhlarında yarattığı deprem etkisinin halklara yansıtılmaya çalışılmasından ibarettir.

Bizler sonuç olarak süfyaniler ve onların tellaklarına, duruşumuz, söylemlerimiz, tepkimiz ve lisanî halimizle şunu diyebilmeliyiz; Sizlerin hakikatleri ve şanlı Filistin direnişini gündemden düşürme çabalarınızın tamamı, gözümüzde eşek gölgesi hükmünde, hatta daha değersizdir. Sizlerin meydanlarda yaptığınız konuşmalar, sataşmalar ve haykırışların, Filistin’de özgürlüğe kanat çırpan bir güvercinin kanat sesi kadar değeri yok gözümüzde. Sizlerin gece gündüz yaptığı atamalar (!), görevden almalar (!), paralel ve dikey operasyonların (!) tamamı birer eşek gölgesi hükmünde olup dikkatimizi ve gündemimizi Kudüs ve Filistin meselelerinden uzaklaştırmak için en ufak bir etkide bulunmamaktadır. Sizlerin tiyatro havasında yaptığınız eşek gölgesi kavganızın sonunu merak etmiyor ve masallarınıza devam etmenizi beklemiyoruz. Zira bizler bu oyunun ve benzerlerinin gelişini ve gidişini, başını ve sonunu iyi biliyor ve oynadığınız bu oyunların sizlerin sonunu getirmekten başka bir işe yaramayacağını bir kez daha haykırmak istiyoruz. Yaptığınız tüm planlar ve oynadığınız tüm tiyatrolar mü’minlerin ve mustazafların gönlünde yanmakta olan “İslam ve Kudüs aşkı ateşinin” daha da artmasına sebep olmaktadır. Yaptığınız, Üstad Mutahhari’nini ifadesi ile “ateşi odun ile söndürmeye çalışmaktan” ibarettir. Ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi mazlum ve mustazaflar da sizin oyun ve hilelerinizin tamamını yok edip küle çevirecektir inşallah.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close