Kaynaklar'dan...

Modern Kölelik Taşeronluğun Kapsamı Daha da Genişletiliyor

modern-kolelik-taseronluk

Kaldırılması beklenen taşeron sisteminin kapsamı genişletiliyor. İşverenler ve devlet bütün işleri taşerona devredebilecek. Taşeron işçilerinin aldığı ücret daha da azalacak. Devlet denetimi olmayacak. İşçi dava açsa bile alacağı miktar yükseltilmeyecek.

Taşeron konusundaki kanun tasarısı, asıl işin tamamının alt işverene verilemeyeceği hükmünü kaldırıyor. Asıl işverenin işi bölerek taşerona vermesinin önü açılıyor. Bu durumda mevcut durum daha da kötüleşecek. Şu an ki mevzuata göre asıl işveren, yalnızca yardımcı işleri ve asıl işin bir bölümünü, uzmanlık gerektirmesi halinde alt işverene verebiliyor. Kanun açıkça asıl işin bölünerek taşerona verilmesini yasaklıyor. Dolayısıyla kanun taslağının bu konuyu açıkça yasaklamaması pek çok sorunu beraberinde getirecek. “Emek sömürüsü” olan taşeron uygulamasının genişlemesi, işçi haklarını çok geriye götürecek. İşverenler işçi çalıştırmanın hukuki sorumluluklarından taşerona iş vererek kurtulamaz. Ancak taşeron çalıştırmak suretiyle işçilerin hakları kısıtlanacak. Asıl işverenler işin tamamını taşerona vererek işçi masraflarını azaltacak ve işçilik maliyetlerini de devredeceği için ihalelere gözü kapalı girecek. Bu durumda iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri de dahil hiçbir önlemin alınmaması sonucunu doğuracak.

Tasarı yasalaşırsa işverenler işyerlerine yeni işçi alırken taşeronu tercih edecek. Taşeron şirkette çalışan fakat asıl işi yapan taşeron işçinin ücretiyle kadrolu işçinin ücretinin aynı olması koşuluyla asıl işte de taşeron çalıştırılabilecek.

İşverenler işçilerine ücretlerinin belirli bölümünü bankalar vasıtasıyla ödüyor fakat gerçek ücret ile aradaki farkı elden veriyor. Tasarı yasalaşırsa bu hileye pek çok işveren başvuracak. İşveren, kendi işçisinin ücretini belirli bir düzeyde tutacak, SGK’nın belirlediği meslek kodunun gerektirdiği en düşük meblağı bankadan ödeyecek, geri kalanını ise elden verecek. Bunu yaparak asıl işte çalıştıracağı taşeron işçisinin ücretini de düşük tutacak.

Tasarı taşeron işçilerinin çok önemli hak kayıplarına neden olacak. Kamuda taşeron çalıştırılması, Maliye ve Çalışma Bakanlıkları ile Hazine’nin görüşü ve Bakanlar Kurulu’nun onayıyla mümkün olacak. Ancak bu onayın kanuna aykırı olması halinde, çalıştırılmaması gereken bir işte istihdam edilen taşeron işçi için kadro değil aynı işte çalıştırılan emsal işçinin ücret ve sosyal hakları verilebilecek. Dolayısıyla muvazaa (gizli anlaşma) ve muvazaa sonrası işçinin elde edeceği haklar ortadan kalkmış oluyor.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT’lerde) ve Özelleştirme İdaresi’ne devredilen kamu kuruluşlarında bütün işler taşeronla yürütülecek. Kamuya yeni işçi alınmaması nedeniyle üretim durabilecek ve şeker fabrikalarında üretim tamamen üçüncü kişilere devredilebilecek. Madenlerde gördüğümüz rödövans sisteminin benzeri şeker fabrikalarında görülecek. Havaalanlarında ulaşım aksayabilecek, demiryollarında vahim kazalar yaşanabilecek. Dolayısıyla hem taşeron işçilerinin sağlıkları ve güvenlikleri tehlikeye atılmış, hem de asıl işte çalıştırılan taşeron işçilerinin hakları kısıtlanmış olacak.

KİT’lerde ve özelleştirme kapsamındaki kamu kuruluşlarında asıl işveren olan devletin müteselsilen sorumluluğu da ortadan kalkıyor. Devlet hatalı taşeron çalıştırılmasında işçilere karşı sorumlu olmayacak. Asıl işi yapan taşeron işçisinin haklarında devlet denetimi ortadan kalkacak. Bu işçilere yalnızca emsal işi yapan işçilerin sosyal hakları ve ücretleri verilecek.

Tasarı ile hukuka aykırı olarak kurulan alt işveren ilişkisinin geçersizliği ve taşeron işçisinin en baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması hakkı da ortadan kaldırılıyor. İşçinin bu hakkı elinden alınıyor ve hatalı alt işveren ilişkisi sonucunda idari para cezası öngörülüyor. İdari para cezası taşeron işçisine herhangi bir hak kazandırmıyor. Yargıtay’ın Karayolları’nda aldığı kararların emsal olması da engelleniyor. Yargıtay, Karayolları’nda asıl işi yapan taşeron işçilerin kadroya alınmasına hükmetmişti.

İşçilerin ücret alacakları için dava açabilme süresi 1 yıla iniyor. İşçiler halen 5 yıl içerisinde dava açabiliyorlar. Dolayısıyla işçilerin bir an önce ücret alacakları ile ilgili hukuki süreci başlatması gerekecek. Aksi taktirde ücretlerini alamadıkları için dava açma haklarını kaybedecekler.
Tazminata sınır gelecek

İşçi alacakları için açılmış bir davanın başında alacağa konu miktar dava dilekçesine yazılacak. Bu miktar davanın ilerleyen günlerinde ıslah dilekçesi ile artırılamayacak. Uygulamada işçi davayı düşük bir miktarla açmakta ve ilerleyen süreçte bilirkişinin hesaplamasından sonra ıslah dilekçesi ile alacağa konu miktarı yükseltmekteydi. Bu düzenleme dava açarken çok düşünerek ve çekinerek dava açılmasına neden olacak. Çünkü davayı işçinin kaybetmesi halinde işçi yüksek avukat masrafı ve mahkeme gideriyle karşılaşabilecek. Bu düzenleme fazla mesai alacakları konusunda sorun yaratacak.

Tasarı taşeronun uygulama alanını genişletiyor. Tasarısı, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT’ler) ve özelleştirme kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarında asıl işin tamamının taşerona verilmesini mümkün kılıyor. Taşeron uygulamasının hatalı işlemesi durumunda işçilerin elde edeceği haklar da kısıtlanıyor.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close