Süleyman DAĞISTANLI

MERAK EDİYORUZ… – Süleyman DAĞISTANLI

merak-ediyoruz
MERAK EDİYORUZ… – Süleyman DAĞISTANLI

Ülkemizde halkın her kesimine uygulanan zulümlerin yanında özelde mazlum ve mustazaf işçi kardeşlerimizin tek tek değil toplu olarak öldüğü/öldürüldüğü zaman dikkatimizi çeken ve bunun üzerine kaleme alınan Harabezar Bir Ülke 1 ve 2 adlı yazılarımızın üzerinden 5 ay geçti ve bu ülke her geçen gün Harabezar olmaya devam ediyor. Bu isim altında kaleme aldığımız her yazı daha bir içimizi acıtıyor. Bu sebeple bu ismi kullanmak istemiyoruz. Mazlum ve mustazafların zafere ereceği, deccali ve süfyanilerin tarumar olacağı günlerin özlemiyle acımızı yüreğimize gömüp kinimizi bilemeye devam ediyoruz. Bu kinimizin ve mücadele ruhumuzun daha da artması/ arttırılması için bu ateşin tüm halkımızın yüreğinde yanmasını istiyoruz. Sormak, merak etmek ve sorgulamak bazen daha etkili oluyor anlatmak, dinlemek ve kabul etmekten… O sebeple biz de soruyoruz ve herkes tarafından sorulmasını istiyoruz. Merak ediyoruz ve herkes tarafından merak edilmesinin istiyoruz.

Merak ediyoruz ve sormak istiyoruz… Bu halk neden bu kadar kolay ölüyor? Daha kaç insanımız vahşi sisteminizin keskin çarkları arasında yitip gidecek? Bu halkın kanına ne zaman doyacaksınız? Ahmaklığınız sebebiyle ne zamana kadar bu halkı da ahmak zannedeceksiniz? Şimdi merak ediyoruz ve cevap bekliyoruz sorularımıza;
Merak ediyoruz daha önce öğle yemeklerini dışarıda yiyen işçi kardeşlerimiz neden son günlerde madenin içerisinde yemek yemeye başladı?
Merak ediyoruz birkaç ay önce denetleyip(!) kestiğiniz 9 bin lira idari ceza ne içindi ve eksikliklerin giderilip giderilmediği yeniden denetlenmeden maden nasıl çalışmaya başladı, denetlendi ise nasıl oluyor da çalışmasına izin veriliyor?
Merak ediyoruz bir Bakan su tahliyesi var ama yetersiz diyorsa bu ülkede bu iş için yeterli olabilecek merci ve yetkili kim?
Merak ediyoruz Bölgeye apar topar gönderdiğiniz psikologlarınız(!), din görevlileriniz(!)halkın acısını mı öfkesini mi dindirmek için ordalar?
Merak ediyoruz bir Bakan nasıl olurda meydana gelmiş bir kazanın (!) son 15 yıl içerisinde ilk defa gerçekleşmiş olmasına vurgu yaparak bunu başarı olarak addedebilir? Merak ediyoruz 15 yıl boyunca böyle bir olayın olmaması başarı mıdır yoksa 15 yıl önce tecrübe edilen bir olayın tedbirsizlik nedeniyle bir kez daha meydana gelmesi ve sonucunun acı olması bir hüsran mıdır?
Merak ediyoruz kendisine yaşam odaları ve gerekliliği hakkında soru sorulan bu işin uzmanları(!) nasıl oluyor da televizyonlarda “bu rezervin ömrü bellidir bu yatırım(yaşam odaları) ekonomik açıdan gereksiz ve ekstra masraf” olarak yorumluyor ve bu acı günde halka bu ukalalık duyuruluyor? Merak ediyoruz bunları siz mi konuşturuyorsunuz, siz mi susturmuyorsunuz, siz mi yayınlıyorsunuz? Yoksa hepsi mi?
Merak ediyoruz dünya devleti(!) olan bizde, bir de Pakistan ile Afganistan da bulunmayan yaşam odaları, büyüklüğünüze(!), “usta”lığınıza ve dünya liderliğinize(!) gölge düşürmüyor mu? Yoksa sizi dünya lideri ve usta yapan bu tarz maharetleriniz mi?
Merak ediyoruz denetimlerde problem yok, madenler işletilmeye devam ediyor ama işçiler ölmeye devam ediyor acaba suçlu kim? Ölen maden işçileri mi yoksa?
Merak ediyoruz Ölüme mahkûm edilen mazlum ve mustazafların yaptıkları “işi ve sonucunu fıtrat ile açıklayan” sizler neden biraz da kendi yaptığınız işlerin ve sonuçlarının fıtratından bahsetmiyorsunuz bizlere? İşçilerin kaderinden ve fıtratından bahseden sizler neden patronların ve onlarında patronları olan sizlerin “işinin fıtratından” bahsetmiyorsunuz?
Merak ediyoruz yaşanan bu olayı trafik kazasına benzeten ve ne zaman başa geleceğinin tahmin edilemeyeceğini pişkince söyleyen “maden sahibi” kimleri örnek alıyor acaba? Kimin öğrencisi bu idmanlı utanmazlar? Kimin öğrencileri bu pişkinlikte sınır tanımayanlar? Kimin öğrencisi bu insan hayatını hiçe sayanlar?
Merak ediyoruz neden bu kazalar hep özel işletmelerde meydana geliyor? Ve neden buna rağmen hala bu ülkede 694 adet madenin işletmesi Özel Şirketlerde iken devlet eliyle işletilen madenlerin sayısı 48? Kiralık katil işin kolayına kaçmak mı oluyor sizler için yoksa?
Merak ediyoruz Dünya liderliği derken dünya ülkeleri içerisinde maden kazalarında ölen insan sayısı olarak Türkiye’nin 1.sırada gelmesini mi kastediyorsunuz?
Merak ediyoruz Büyük ülke güçlü ülke derken dünya ülkelerinde çıkartılan 100 milyon ton başına ölüm oranının 6 iken bu oranın Türkiye’de 722 olmasını mı kastediyorsunuz?
Merak ediyoruz yaşam odalarının Tüm Türkiye’de yer altında çalışan 8 bin maden işçisinin tamamı için zorunluluk haline getirilmesi o çok sevdiğiniz şirketlerinizi, yandaş ve yanaşmalarınıza çok mu ağır bir yük olur? Yoksa böyle işlem daha mı kolay oluyor, maksat daha mı hızlı hâsıl oluyor?
Merak ediyoruz tüm madenlere 8 bin işçinin tamamı için yaşam odası yerleştirmenin maliyetinin sizin Aksaray/Beyaz Sarayınızın maliyetinden daha düşük olması sizleri o saraylarda daha mı bir mutlu ediyor?
Merak ediyoruz bugün yeni sarayınızda kadehlerinizi daha mı bir şevkle havaya kaldıracaksınız? Halktan çaldığınız paralara mı, öldürdüğünüz onca cana mı, yoksa geride bıraktığınız acılı insanlar için mi “şerefe” diye kadeh kaldıracaksınız?
Merak ediyoruz hiç mi ders almıyorsunuz Firavunlardan, Nemrutlardan, Karunlardan ve nice krallardan? Hiç mi duymadınız mazlumlar olarak sizden intikam alacağımız günün yaptığınız bu zulümlerden daha çetin olacağını?
Ve son olarak merak etmiyoruz zira “Şüphesiz ki Allah azizdir, intikam sahibidir.(İbrahim 47) buyuruyor Rabbimiz… Yaptıklarınızın intikamı Rabbimize aittir, bizi o günlere eriştirmesidir duamız…

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close