Süleyman DAĞISTANLI

KURTULUŞ YAKIN FİLİSTİNLİLER – Süleyman DAĞISTANLI

filistinliler

KURTULUŞ YAKIN FİLİSTİNLİLER – Süleyman DAĞISTANLI

“Onlarla savaşın ki,Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin ve onları rezil esin, hem onlara karşı size yardım etsin ve müminlerden bir topluluğun gönüllerine şifa versin.” (Tevbe 14)
“Seveceğiniz bir şey daha var ve o da Allah’tan bir zafer ve yakın bir fetihtir; müminleri müjdele.” (Saff 13)
Gidenler Hüseyni bir iş yapmıştır, kalanlar Zeynebi bir iş yapmalıdırlar, yapmazlarsa Yezididirler… (Ali Şeriati)
Hak ve batılı bir kılıç gibi birbirinden ayıran yüce kitabımız Kur’an, safların netleştiği şu imtihan dünyasının son demlerinde müminlerin gönüllerine şifa veren zaferler müjdelemekte ve bu zaferin müminler tarafından sevileceğini ifade etmiştir.

Kartondan aslan olan Amerika ve gayrı meşru çocuğu olan İsrail’in bir şehir efsanesi olduğunu ispat eden direniş cephesi, özellikle son 50 gün içerisinde âleme cihad ve fedakârlık dersi veren kahraman Filistin halkı ve şanlı direnişi ile bir kez daha dostlarını sevindirmiş ve kalplerine şifa olmuş, düşmanlarının ise kinlerinden parmaklarını ısırmalarına vesile olmuştur. Arap rejimlerinin 6 günde teslimi silah ettiği o güçlü(!) ve yenilmez(!) İsrail’in, savaşın başladığı ilk günden itibaren şartlarını sunan Filistinlilerin tüm şartlarını kabul etmek zorunda kalması bir kez daha batılın su üstünde ki köpük misali olduğunu ve tuzaklarının ve hilelerinin örümcek yuvası hükmünde olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.

Küfrün desteği ve Müslümanların suskunluğu sebebi ile Gazzeyi açık cezaevi haline getiren İsrail’e karşı, mazlum ve mustazafların hamisi İran İslam Cumhuriyetinin desteği ile yıllardır mücadele ve mücahede içerisinde olan mazlum Filistin halkı, bir kez daha küfre ve destekçilerine unutamayacakları bir ders vermiştir. 50 gün süren savaş boyunca binlerce şehit veren Gazze halkı bir kez olsun geri adım atmamış ve istedikleri şartların kabul edilmemesi halinde barışa yanaşmayacağını, zillet ile yaşamaktansa izzet ile ölümü seçeceklerini tüm kâinata haykırmışlardır.

Bu haykırışlar zalimleri ve tahtlarını sarsmış ve onlara sonlarının çok ama çok yakın olduğunu ispat etmiştir. Ancak bu zafer tüm kâinatta duyulmasına rağmen yanı başında bulunan ve kalplerinde bulunan hastalıktan dolayı aynı dine mensup olanlar, bunun zafer değil mağlubiyet olarak anlamaktadırlar. Dünyanın başka bir ucunda bulunan, mazlum ve mustazaflığı dışında Filistin halkı ile hiçbir ortak noktası bulunmayan milyonlar, bu davayı sahiplenmiş, bu zafere sevinmiş ve bu zaferi kendi zaferleri olarak saymışlardır. Ancak görmek istemediği için görmeyen, duymak istemediği için duymayan ve kalplerindeki marazın yanında bir de süfyanilerin ayartması ile bu zaferi gizlemeye çalışan ve İsrail’in dahi yenilgiyi kabullenmişken kendileri İsrail’e toz kondurmayanlar, İmam Hüseyin’in dediği gibi “düşmanlarının korkularını kalplerine kendi elleri ile ekmektedirler.” İsrail’in kendi ağzı ile Direnişin tüm şartlarını kabul etmek zorunda kaldıklarını, kayıplarının sayısını verdikleri an İsrail’de önü alınamayacak bir isyanın başlayacağını, hükümetin istifa etmesi gerektiğini itiraf ederken, maraz ve kinlerinden ayrıca süfyanilere müştak olmalarından dolayı bu hakikatlere karşı üç maymunu oynayanlar, “Kalpleri vardır onlarla anlamazlar, gözleri vardır onlarla görmezler, kulakları vardır onlarla işitmezler, işte onlar hayvanlar gibidirler, hatta hayvandan daha aşağıdırlar, işte onlar gafillerin ta kendileridir.” (Araf 179) ayetinin muhatabı olmaktadırlar.
Bu zaferi verilen şehitler sebebi ile yenilgi sanan zihniyet, İmam Hüseyin’in Kerbela sahrasına gitmesini ve 72 yareni ile birlikte şehit olmasını da mağlubiyet sanan zihniyettir. Şehadeti yenilgi sananlar, zillet ile yaşamayı galibiyet sanan dünya âşıklarıdır. Zulme ve haksızlığa karşı kıyam etmenin, bu uğurda şehadete ermenin zafer olduğunu tüm kâinata öğreten İmam Hüseyin’in yolundan giderek baskı ve zulüm altında yaşamaktansa topyekûn direnmeyi ve gerekirse bu uğurda tüm yakınları ile birlikte ölmeyi göze alan kahraman Filistin halkı, İmam Hüseyin’in yolunun, bu çağda hangi yol olduğunu bir kez daha göstermiştir yaşayan ölülere. Evlatlarını kaybeden ve gözünden bir damla yaş dökmeden zafer diye haykıran ve bu davanın mazlumiyetini, mutlak zafere ereceğini tüm dünyaya duyuran Filistinli bir anne ile İmam Hüseyin ve evlatlarının gözü önünde şehit edilmesinden sonra hakkı ve hakikati, mazlumiyeti ve bu davanın mutlak zafere ereceğini Yezidlerin saraylarında haykıran Hz. Zeynep’in rolü ve misyonu ne kadar da birbirine benziyor. Üzerine ölü toprağı serpilmiş ümmeti kanı ve mazlumiyeti ile dirilten İmam Hüseyin ile üzerine ölü toprağı serpilmiş günümüz dünyasının uyanışını ve dirilmesini sağlayacak olan Filistinli mücahidlerin rolü ve misyonu ne kadar da birbirine benziyor. Hamas komutanı Muhammed Dayf’ın şehit olan 10 aylık çocuğu ile, İmam Hüseyin’in 6 aylık evladının şehit edilmesi ne kadar da birbirine benziyor. Her türlü ambargonun uygulanması ile aç ve susuz bırakılan Mazlum Filistin halkı ile, Kerbela sahrasında aç ve susuz bırakılarak zillete boyun eğmesi istenen İmam Hüseyin’in ashabı ne kadar da birbirine benziyor. Filistin halkının mazlumiyeti ve sabrı ile zafere ermesini görmezden gelenler ile, Kerbela yoluna çıktığında onu yalnız bırakan ve İmam Hüseyin’in peşinden gitmediği halde onu yolundan döndürmeye çalışanlar ne kadar da birbirine benziyor. İsrail’e toz konduramayan ve onun yenilmez olduğunu sandığı için Filistin halkının mağlup olduğunu düşünenler ile Yezid’in ordularına ve saraylarına bakarak onu güçlü zanneden ve İmam Hüseyin’in şehadete ermesini yenilgi sayanlar ne kadar da birbirine benziyor.
Zaferimiz mübarek olsun. Filistin halkının değil sadece tüm yeryüzü Müslümanlarının zaferi mübarek olsun. Bu zafer ile tahtları sallanan ve her geçen gün yok oluşa doğru ilerleyen zalimlerin sonlarının geldiğini müjdeleyen bu zafer tüm mazlum ve mahrum halklara mübarek olsun… Evet, şehit olanlar Hüseyni bir iş yapmışlardır Allah şehadetlerini kabul etsin, kalanlar ise bu davayı ve bu zaferi tüm dünyaya haykıracak olan Zeynebi bir iş yapmalıdır aksi halde bu zaferi görmezden gelip bu davayı güçsüz göstermeye çalışanların Yezidi bir iş yapmış olacaklarını unutmamalı…
Son olarak yazıyı daha fazla uzatmadan soruyoruz, gidenler Hüseyni bir iş, bu davayı yüceltmeye çalışanlar Zeynebi bir iş, kalanlar ise Yezidi bir iş yapmış oluyorsa; bu zaferi örtbas etmeye çalışan, kurultaylar, toplantılar, makam yarışları ve tiyatrolarla gündemden düşürmeye çalışan ve örtbas edenler İblisi bir iş yapmış olmazlar mı?

Bu uğurda verilen nice şehitler
Hesap Günü yakın ey müstekbirler
Kurtuluş Yakın Filistinliler
Bitecek zulüm ve işkenceler
Emir verdi bizlere yüce Rehber
Vahdetle toplandı bütün müminler. (İslami Davet)

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Bizdeki örtbas ediciler gizli siyonisttirler o yüzden Filistin halkının zaferini gizlemeye çalışıyorlar. Bu zafer açığa çıksa halkımız “küçücük filistin İsraile diz çöktürdü ve dik durdu. 70 milyonluk bizim ülkemiz neden ABD ve avanesine karşı dik durmuyor diye sorular soracak” belkide zihinler bu vesile ile aydınlanacak. İşte o nedenle susup, gündem değiştirmenin derdindeler. Hakikati gizlemek, küfrü ise yüceltmek sevdasındalar.
    Ama Allahın izni ile güneş balçıkla sıvanamayacak kadar aydınlıktır. Hakikatte öyledir. Bu zaferi gölgelemeye çalışanlar”Allahın nurunu üfleyerek söndürmeye çalışan”, “kitap yüklü eşekler”, aslanı görüpte kaçışan yaban eşekleri hükmünde olan belam lardan başkası değildirler.
    Mazlum ve mustazaf Filistin halkının zaferi, Filistinlilere ve ümmete mübarek olsun, bir dahaki zaferinde Kudusün özgürleştirilmesi, İsrailin haritan silinmesi ile olsun dileğiyle.
    Selametle

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu