Yazarlar'dan...

Haddinizi bilin; Bu Ülke Kimsenin değil, Başbakan’ın Muz Cumhuriyetidir… – Sinan KARA

sinankara

Haddinizi bilin; Bu Ülke Kimsenin değil, Başbakan’ın Muz Cumhuriyetidir… – Sinan KARA

Tarih 17 Aralık 2013 ve Başbakan Konya’da yaptığı bir konuşmasında;

“Arkasına sermayenin medyayı alanlar, bu ülkenin istikametini değiştiremezler. Arkasına Türkiye’nin içinde ve dışında bir takım karanlık çevreleri alanlar Türkiye’nin istikametiyle oynayamazlar. Türkiye’nin ayarlarını değiştiremezler. Türkiye üzerinde operasyon yapılacak, üzerinde ameliyat yapılacak bir ülke değildir. Millet buna izin vermez. Bu milletin hükümeti olarak AK Parti iktidarı buna izin vermez. Kiminle hesabı varsa kendine güveniyorlarsa, 30 Mart’ta seçim var. O seçime girsinler. Hesabı orada milletle görsünler. Hesabını sandık dışında görmek isteyenlere ne millet ne de biz müsaade etmeyiz göz yummayız. Türkiye, bir muz cumhuriyeti değildir.” demişti.

Oysaki zenginlikte Dünyanın önde gelen işadamlarıyla yarışır boyuta gelen Başbakanın yaptıklarına bakınca, bu ülkenin kendi kontrolünde ve saltanatında bir Muz Cumhuriyeti olduğunu söylememek mümkün müdür?

Bakınız, Savcıların müzekkere çıkarttığı ve günlerdir kaçak olan şahıs, yani Başbakanın oğlu “Şehzade Bilal” makam aracında Babasıyla birlikte ortaya çıkıyor. Başbakanın, özü itibariyle halkın vergileriyle satın alınan makam aracında. Hem de Polis korumasında. Görüntülere bakınca, Polislik elden gitmiş yerini bodyguardlık almış hissine kapılıyoruz.

Polis vazife kanununa “Kaçakları koruma görevi” maddesinin eklenmesi de artık şart oldu. Çünkü aranan ve yakayı ele veren her vatandaşın “Bilal’e yapılan uygulamanın aynısını biz de isteriz” diyebilme hakkı ortaya çıkmıştır.

En komik olanı da, ortalığa saçılan her türlü pisliğin hemen ardından Başbakanın ortaya çıkarak “Bunun hesabını Sandıkta görürüz” demesi, usulsüzlükleri meşrulaştırma çabası sergilemesidir.

Memleketin geleceği açısından manzara gerçekten de çok kötü. Yedi yüz seksen bin kilometrelik toprakların pek çok tarafından adaletsizlikler ve yolsuzluklar fışkırıyor. Bunların üstü gün yüzü görmemiş yalanlar ve pişkinliklerle kapatılmaya çalışılıyor. Adına Cemaat-AKP çatışması denilen gerçeğinde de öyle olan “iktidar çatışmasının” faturasının bedelini de halk ödüyor.

Öte taraftan kanunları uygulayan makam olan savcılar ve yargıçlar baskı altına alınmış, içlerinden iyi niyetlileri ayrı tutarak polis ise halkın değil, maalesef ki Başbakanın ve şürekasının polisi olmuştur.

Sözün özü;

Burası Muz Cumhuriyeti değil diyen Başbakan kendi Cumhuriyetini yaratmıştır. Hukuk kelimesini ağzından düşürmeyen, uygulamada ise hukuku yerlerde süründüren bir anlayış bu ülkeyi, gerek iç ve gerek dış politikalarıyla derin dehlizlere doğru sürüklüyor. Bu durum elbette ebedi değildir. İyi bilinir ki, Dünya da bu tür otoriter yönetimler tarihin sayfalarını da gömülmüştür. Aslolan bu ülke insanlarının umutlarının canlı ve dimdik ayakta kalmasıdır.

Bir Söz: Eğer bir gün duyarsanız ki Tayyip Erdoğan çok zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir…- Recep Tayyip Erdoğan (1999) –

Kaynak: http://www.egeninsesi.com/article/134056-haddinizi_bilin_bu_ulke_kimsenin_degil_basbakanin_muz_cumhuriyetidir

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close