Halk Haber'den...

Kuran Perspektifinde Münafıklar – Cabir AÇIKSÖZ

kuran-persfektifinde-munafiklar-cabir-aciksoz

Kuran Perspektifinde Münafıklar – Cabir AÇIKSÖZ

Münafık kavramıyla ilk kez Medine’de tanıştı müslümanlar. Bunun sebebi Mekke döneminde müslüman olmanın zorluklara, işkencelere, boykotlara, her türlü saldırılara hatta öldürülmeye razı olmak anlamına geldiği içindi.O günün Mekke’sinde Müslüman olan bu tehlikeleri göze alarak,samimi bir şekilde iman ediyordu.Fakat Allah’ın yardımıyla İslam’ın ve müslümanların güç kazandığı Medine İslam devletinde, kalpleri İslam nurundan mahrum ve tabiatları küfürler yoğrulmuş bir güruh ortaya çıktı ki Allah onları kitabında münafık olarak niteliyordu.

Aslında bu hitapla Allah müminleri uyanık olmaya çağırıyordu. Şartların değişimiyle beraber gücün Hakka geçtiği o toplumda, İslam toplumunun altını kazmak isteyen bu kesimden haberdar ediliyordu Müslümanlar. Adeta Allah, Kuran ayetlerinde bu münafık kimselerin karakter yapılarının her metrekaresini anlatıyordu ki Müslümanlar dostun belli düşmanın belli olduğu Mekke ortamıyla, Medine ortamını birbirine karıştırmasınlar. Kafirlerle işbirliği kuran ve fırsatını bulduğunda Müslümanları bir kaşık suda boğacak bu içten pazarlıklı fitnecilere meydanı bırakmasınlar.

Kuran’ın hükümlerinin evrensel boyutu düşünüldüğünde, tarihi olaylar göz önünde bulundurulduğunda ve günümüzde kuzu postu giymiş kurtların varlığının bu denli arttığını da hesaba katarsak, Kuran’da münafıkları anlatan ayetlerin iyi incelenmesi gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu anlarız. Takdir edersiniz ki İslam nurunun aleme yayıldığı o günden bugüne küfrün en önemli ve sinsi kolunu münafıklar oluşturmuş ve küfrün bu denli kolektif olmasının sac ayaklarını münafıklar sağlamıştır. Bilmeliyiz ki düşmanını her yönüyle tanımayanlar Zafer’in tadını alamayacakları gibi,meselenin imani tarafı da düşünüldüğünde ebedi hüsranı da yaşayacaklar demektir. Bu sebeple bu yazımızda bu hain güruhu betimleyici müstakil bir sure olan Münafikun süresinde ki münafıkların belirleyici özelliklerini tanıtmaya çalışacağız.

“…Allah o münafıkların hiç şüphesiz yalancı olduklarına şahitlik eder.(1)” İlk ayırıcı niteliği budur münafıkların.Yalancıdırlar,işleri yalandır,sözleri yalandır,göz boyamadır. Bir dedikleri bir dediğini tutmaz bunların. Misalen; Bir gün kardeşim dediklerine, zalim ağababaları emretti diye düşman oluverirler. Bir gün teröristle anlaşan şerefsizdir derler, başka bir gün biz herkesle masaya otururuz derler. Bir gün mazlumların kanını emenlere çıkışırlar, birkaç saat sonra yanlış anlaşıldım diye açıklama yaparlar ve hakeza…

“Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah’ın yolundan çevirdiler..(2)”Çokça yemin ederler münafıklar,vaatlerde bulunurlar.Bunları yaparken de Allah’ın adını ve dinini alet olarak kullanırlar.Öte taraftan halkları Allah yolundan saptırırlar.Her konuşmalarında ya Allah bismillah derler de zinayı serbest ederler,içki fabrikaları’nın sayısını kat be kat arttırırlar,bunu da övünerek anlatırlar ve hakeza…

“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Oysa onlar (bir yere) dayandırılmış odun gibidirler… onlar düşmandır,onlardan sakın…(4)” giyimleri,kuşamlarıyla insanı etkilerler.Konuştular mı mangalda kül bırakmazlar.Oysa içleri boştur.Yani ağacı ağaç yapan hayat suyu,damarları ve kökü yok olduğunda nasıl oduna dönüşürse ve sadece yakılmaya yararsa,onlarda insanı insan eden imandan,ahlaktan,merhametten yoksundurlar ve cehennem kütüğü olmaya layıktırlar.Onlar düşmandırlar hem de en genel ifadeyle, sadece müslümana veya bir ırka değil insanlığa,doğaya ve her canlıya düşmandırlar.

“Onlar,’Allah resûlünün yanında bulunanlara bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler.’diyenlerdir…(7)”bu münafık takımının olmazsa olmaz bir vasfı da budur işte. Müslüman ve mazlum milletleri fakirleştirirler. Bunu da çeşitli yollarla uygularlar.Örneğin; Mazlum milletlerin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını zalim-kafir dostlarına yok pahasına peşkeş çekerler.Gün olur dünyada en çok rezervi senin ülkende olan bor madenini,’çıkarmaya gücümüz yetmiyor’ diyerek yabancı şirketlere vererek yaparlar,madenin sahibi olan halkı da fabrikada işçi ederler.Gün olur özelleştirme adı altında milletin fabrikasını,kurumlarını emperyalistlerin-siyonistlerin şirketlerine satarlar. Veya halkın mülkünü tekeline alıp, müslümanları, mazlumları ekonomik darboğaza sokarlar.Hatta bazen milyonlarca insanın karın tokluğuna çalışıp aldığı asgari ücretine bile göz dikip,’çok bile alıyorlar’ deme cüretinde bulunarak, kendileri içinse ‘yat almak ihtiyaçtır’ fetvasını verirler. Haliyle Halk bu ekonomik yaptırımlar neticesinde öylesine kıskaca alınır ki cinnet, soygun, kapkaç, cinayet vakalarının tavan yapması,fakirliğin artışıyla beraber ahlaki bozukluğun, fuhuşun arttıkça artması, çocuk işçilerin milyonları bulması, hastahanelere psikolojik sorunlarından dolayı başvuranların sayısının gün geçtikçe artması, bankalar aracılığıyla toplumun faiz batağına batması, yüzbinlerin devlet eliyle desteklenen kumar tezgahlarında(piyango,sayısal loto,ganyan vs.) kısa yoldan zengin olma hayalleri peşinde koşması gayet normal(!) gelişmeler oluverir. Bu manzaranın getirisinin ise parçalanan hayatlar, darmadağın yaşamlar dolayısıyla Allah Resulünün yanından, İslamın ideallerinden, sosyal adaleti arzulayan hedeflerinden, ahlaki erdemlerinden bihaber yığınlar, yani dağılıp gitmeler olduğu,olacağı çok açıktır.

“Onlar,’andolsun,eğer Medineye dönersek,üstün olan,zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır.’diyorlardı. Halbuki asıl izzet-onur ancak Allah’ın, peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilemezler.(8)” bu rezil-habis tıynette olan münafıkların bu meşum projelerinin son hedefi ise, zayıf bıraktıkları ve sindirdikleri Müslümanları mazlumları imha etmek. Malumdur ki bu son hedef için gece gündüz çalışmaktadırlar.Yukarıda bahsi geçen tüm uygulamalarla beraber, savaş senaryolarıyla,terör eylemleriyle ve muhtelif planlarla bu hedefin düşünü kurmaktadırlar.Bunun kendilerince ispatını da,izzetin adresi olarak tek kendilerini görmeleri olduğunu da yine Rabbimizin ayetinden anlıyoruz.

Özetle Münafıkların bu melun kişiliklerinin dünden bugüne değişmeyen kabataslak profili budur işte. Kuranda münafıkları anlatan tüm ayetleri incelemeye kalkışacak olsak ne buna mecalimiz yeter ne de sizin sabrınız. Konunun ana hatlarını çizdiğimizi düşünüp şimdilik bu kadarla iktifa ediyoruz. İşte böylesine hain-alçak-rezil-kezzab bir düşman var karşımızda. Şeytanın dahi şapka çıkarıp,önünü iliklediği bir düşman.Bu düşmanın gerçek yüzünün anlaşılıp,maskesini düşürebilmenin tek yolu da izzetin,şerefin sahibi,mutlak hakim olan Allah’ın koruması altına girmek.Bununda Resulü Muhammed Mustafa’ya uyarak ve O’nun Zalimlere-kafirlere ve özellikle münafıklara karşı durduğu yerde durarak olacağı çok açıktır.Bizim bu batıl cephelere karşı Muhammedi duruşumuz neticesinde, Allahın ve Resulünün yanına adı yazılan izzetli müminler cephesine adımız yazılacaktır inşallah.

İlgili Makaleler

9 Yorum

  1. Kurani kavramların evrensel olduğunu munafıkların çehresinden bize izah eden Cabi AÇIKSÖZ hocamız, Allah sizden razı olsun.

  2. “Dört huy var ki, onlar kimde bulunursa o tam bir münafık olur. Bu huylardan birisi kendisinde bulunan kimse ise, o huyu terk edene kadar münafıklıktan bir huy taşımış olur. Bu huylar şunlardır:
    Konuştuğu zaman yalan söyler.
    Söz verdiği zaman sözünü tutmaz.
    Kendisine bir şey emanet edilince ona hiyanet eder.
    Birisi ile çekişmeye girince hak yer, haddini aşar.”
    (Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî)

  3. “İnsanların bir kısmı da, mümin olmadıkları halde, “Allaha ve ahiret gününe inandık” derler. (Bakara Sûresi: 8.)”

    Bu ayetin makabliye veçh-i nazmı:
    Nasıl ki, bir hükümde iki müfredin iştiraki veya bir maksada iki cümlenin ittihadı atfı icap ettirir. Kezalik, bir hedefi, bir garazı takip eden iki kıssanın da atıfları belagatin iktizasındandır. Binaenaleyh, on iki ayetin hülasasını tazammun eden münafıkların kıssası, kafirler hakkında geçen iki ayetin mealine atfedilmiştir.
    Evet vakta ki, en evvel Kur’an’ın senasıyla başlandı. Sonra mü’minlerin medhine intikal etti. Sonra kafirlerin zemnine incirar etti. Sonra, insanların kısımlarını ikmal etmek için, münafıkların kıssası zikredildi.
    Sual: Kafirlerin zemmi hakkında yalnız iki ayetle iktifa edilmiştir. On iki ayetin hülasasıyla münafıklar hakkında yapılan itnab neye binaendir?
    Cevap: Münafıklar hakkında itnabı, yani tatvili icap ettiren birkaç nükte vardır:
    Birincisi: Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa, fesadı daha şedit olur. Dahili olursa, zararı daha azim olur. Çünkü; dahili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Harici düşman ise, bilakis, asabiyeti şiddetlendirir, salabeti arttırır. Nifakın cinayeti, İslam üzerine pek büyüktür. alem-i İslamı zelzeleye maruz bırakan nifaktır. Bunun içindir ki, Kur’an-ı Azimüşşan, ehl-i nifaka fazlaca teşniat ve takbihatta bulunmuştur.
    İkincisi: Münafık olan, mü’minlerle ihtilat ede ede, yavaş yavaş ünsiyet kesb eder, imanla ülfet peyda eder. Gerek Kur’an’dan, gerek mü’minlerden nifakın kötülüğü hakkındaki sözleri işite işite pis haletten nefret eder. En nihayet, lisanından kelime-i tevhidin kalbine damlamasına zemin hazırlamak için itnab yapılmıştır.
    Üçüncüsü: İstihza, hud’a, ikiyüzlülük, hile, kizb, riya gibi kötü ahlaklar münafıkta var. Kafirde o derecede yoktur. Bu cihetten münafıklar hakkında itnab yapılmıştır.

  4. cabir açıksöz hocamıza,halk haber adına hoşgeldiniz diyorum.yazınızı ilgiyle okudum ve çok beğendim. yeni yazılarınızı bekliyoruz. allaha emanet olun.

  5. Davetimize olumlu yanıt veren Cabir AÇIKSÖZ hocamız ilk yazısıyla halkımıza hizmet vermeye başlamıştır. Allah kendisinden razı olsun. Halkımızın ihtiyacı olan bakış açısını bizlere vereceğini ilk yazısından belli ederek halk düşmanlarının maskesini Kur’an-ı Kerim’den ayetlerle ve güncel örneklerle çok güzel düşürmüştür. İvedilikle okunulması gereken bir yazı…

  6. Kuran ın güncel tefsiri niteliğindeki yazınız şuurlandırıcı olmuştur. Allah razı olsun. Rabbim sizi ve sizi yetiştirenleri nimetleriyle mükafatlandırsın inşallah…

  7. kuran ayetleri bir zamana hitap etmez, evrenseldir ve tüm zamanlara hitap etmektedir,,,,, münafıkların özelliklerini bildiren ayetleri zamanımızdaki münafıklara uyarlayıp, bizlere somut kanıtlarla ayetleri tefsir ettiğiniz için Allah razı olsun ve elinize sağlık diyorum Ayrıca halkhaberin yeni yazarına hoşgeldin diyor ve yazılarının devamını diliyorum. Allah halkhaber çalışanlarının yar ve yardımcısı olsun,,,, Allah halkımızın yanında, halk için çalışan, müslümanların derdiyle dertlenen, islam düşmanlarını-batılı gösteren ve hakka davet edenleri cenneti ile buluştursun İnşallah

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu