Halk Haber'den...

Halkı Çay Ve Simitle Baş Başa Bırakın Hariçten Kazıklamayın Yeter – Tarık Şamil YILMAZ

Halkı Çay Ve Simitle Baş Başa Bırakın Hariçten Kazıklamayın Yeter

Başlıksız-3 kopya

Uzun zamandır takip ettiğim, yazılarını ve içeriklerini beğendiğim ve her fırsatta gündem ettiğim halk haberde yazı yazma şerefine nail olduğum için Yüce Allah’a ne kadar şükretsem az.

Yazılarımız halk haberin çizgisine paralel bir şekilde; her zaman halkın yanında yer alan halkı zalimlere karşı savunan, gayri meşru yararlanma arzuları olanlarla ve servet kaynaklarındaki belirli kişi ve zümrelerin bu kaynakları yağma eğilimi ile savaşmak, çoğunluk aç ve mahrum kalırken onların yanında olmak, yağmacı ve haram yiyen zalimlerin naz ve nimet içinde ömür sürmelerine imkân vermemek vazifesi ile kaleme alınacaktır. Bu vazife zalime düşman mazluma dost olma içgüdüsü ile yapılan ve fıtrattan gelen bir vazifedir. Yani her insanın yapması gereken bir iştir.

Bu kısa girizgâhtan sonra sizlerle şu tespiti paylaşmak istedim.

Çay ve simitle gününü geçiren bir ailenin asgari ücretle hayatını devam ettirebileceği tezini hepimiz biliyoruz. Meydanlarda sanki asgari ücret çok paraymış gibi şuna şunu alsa buna bunu alsa hesapları ve asgari ücretin çok para olduğunu söyleyerek halkın aklını bulandırmaya çalıştılar. Siz hiç yorulmayın sizin dediğiniz olsun biz sadece çay içmeye ve simit yemeye razıyız. Bizi simidimiz ve çayımızla baş başa bırakın. Hariçten kazıklar çıkararak içtiğimiz çayı yediğimiz simidi burnumuzdan getirmeyin.

Nedir bu hariçten kazıklar? Rutin, alışıla gelmiş kazıklama yöntemlerinin yanı sıra birde hariçten kazıklama var. Birkaç örnek verelim.

Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için Sigortalı ya da Bağkurlu oluyor insanlar, işveren, esnaf ya da çiftçi hastane postane işi olduğu zaman faydalanayım diye paraları her ay devletin kasasına yatırıyor. Ama ne yazık ki her gün gazetelerin üçüncü sayfaları hastalığı sonucunda hastaneye giden ama bunu sigortanız karşılamıyor cevabıyla geri dönen çaresiz insanların haberleriyle dolu. Hastanelerde alınan muayene ücreti ve sair kazıkları hiç saymıyorum. Parası olmayan nasıl tedavi olacak?

Kimliğini kaybeden mağdur bir vatandaşa 65 TL caza kesiliyor, erken ödersen yüzde bilmem kaç indirim diye birde pazarlık yapılıyor.

Daha az elektrik parası ödeyeceksiniz diyerek elektrik saati değiştirilen vatandaşa, paralımı sorusuna hayır para yok demelerine rağmen 40 TL saat değişim bedeli diyerek fatura gönderiyorlar. Vatandaş elektrik faturası azalmadığı gibi 40 TL zarara giriyor.

Su saatine su yüklemesi yaptığı kartı kırılan ve değiştirmek için başvuruda bulunan bir vatandaşa aylık su kullanım bedeli kadar kart bedeli çıkarıyorlar.

Sebepsiz yere şerit değiştirmekten bir vatandaşa 154 TL para cezası gönderiyorlar. (Sebepsiz şerit değiştirmek de neyse)

Tamam, hız yapmayalım ama özellikle ceza yazabilmek için yüksekçe bir yamacın hemen altına tuzak kuruluyor ve halkımızı avlanıyor, sonucunda yüzlerce TL para ödetiliyor.

Bu mevzuları gündem oldukça belirtiyor haksızlıkları dillendiriyoruz. Bir gün yazılan trafik cezalarından ve sair haksızlıklardan bahsederken devamlı karşı çıkan o kadarda olmaz diyen bir kişi anlatıyor. Bir aydır evinin garajında bekleyen taşıtına iki hafta önce yanlış parktan caza geldiğini. Ya diyor araba bir aydır garajda nasıl olurda iki hafta önce ben yanlış park etmiş olurum. İtiraz etse ispatlasa cezadan kurtulsa dahi arada harcanan masraf cezayı geçiyor.

Okula çocuğunu gönderen veli; yakıt parası, fotokopi parası, temizlik parası adı altında yüzlerce TL ödüyor. Hani eğitim parasızdı.

Yazılsa inanın sayfalarca devam eder bu örnekler.

Hariçten alınan binlerce TL var,  iş çayla simitle bitmiyor.

Her gün televizyon ekranlarında yolsuzluk rüşvet uydurmalarıyla yedikleri çaldıkları paraları dillendiriyorlar. Kaç milyon dolarlar! Bizim bir arada görmediğimiz göremeyeceğimiz büyüklükte paralar bunlar. Bu tür gündemlerle de halkı bir zihin karmaşasına sürüklüyorlar, piyasada çok para var imajı çiziyorlar. Sonra bizim 10 -15 tl lik hesaplar komik kalıyor. Halk dillendirmeye utanıyor.

Şimdi bir ailenin asgari geçimi hesaplayalım ortalama olarak.

Kira : 500 TL (küçük bir evde oturuyorum 425 TL kira  ödüyorum)

Sabah akşam simit çay: 450 TL minumum.

Elektrik su: Minimum 100 TL

Sadece bunlar olsa insan ölmeden yaşar. Burası dahi 1050 TL para yapıyor. Asgari ücret malumunuz. Halkımız böyle yaşıyor. Ekstra bir harcama yapamaz.

Eğitim (servis ücreti, yol parası, kaynak kitap kırtasiye ihtiyacı )

Sağlık (muayene ücreti, ilaç parası ve ekstra çıkan ödemeler)

Giyim ( yazı var kışı var ayakkabısı var paltosu var ceketi var)

Isınma

Eş dost ziyareti

Bunlara parayı nereden bulacak halkımız. Gece gündüz köle gibi çalışacak, çocuk okul çıkışı çalışacak, anne çalışacak anca ölmeyecek kadar para kazanacaklar.

Siz hariçten kazık atmayın ölmeyecek kadar parayı biz eş dosttan buluruz canımızı dişimize takar yaşarız.

Benzer Yazılar

6 Yorum

  1. Kaleminize sağlık.
    Adamlar gece gündüz nasıl ederizde halktan bir şeyler koparırız onun derdinde. Aç kalsınlarki devlet mevlet işiyle uğraşmasınlar dertleri bu.

  2. Halk Haber’i günü birlik takip etmeye çalışan takipçilerinizden biriyim,, Allah yapmış olduğunuz doğru-dürüst-ilkeli-prensipleri-düsturları İslam olan mazlum, mağdur halkın yanında olan ve her türlü İslam düşmanlarını deşifre eden zamanın firavunlarını-nemrutlarını-Siyonistleri ve bunlara kul-kölesi olanları hedef alan haberleri bizlere aktardığınız için, halkımızı bilinçlendirdiğiniz için teşekkür eder ve ALLAH RAZI OLSUN derim ve Tarik Şamil kardeşimize de yazısından dolayı teşekkür eder ve merakla bir sonraki yazılarını bekleyeceğimi bildiririm,,,
    Bu süfyani deccal rejimin pisliklerini saymakla bitmez,,,, bu sizin yazdıklarınızda binde bir kısmıdır ancak, halkımızı kendi uçaklarımızla öldürmeleri ,kömür odun dağıtıyoruz diyerek ‘ayaz’dan bebekleri öldürmeleri, ekonomik olarak halkımızın psikolojisini bozmaları, gençleri 12 yıllık eğitime zorunlu hale getirerek fuhşiyatı yaygınlaştırmaları, eğitimi lakaytlaştırarak ilim adamlarının çıkmasını engellemeleri ve gençlerimizin aklını fikrini gayri islami her türlü şeyle meşgul etmeleri ve üniversiteye girişi kolaylaştırıp olsun da üniversiteli işsiz olsun demeleri kiiii bir üniversite mezunu genç en az 22 yaşında olur, bu evlilik çağına gelmiş birisidir. evlilik çağında insanları ekonomik nedenlerle evlendirmeyerek islami bir yuva oluşmasını engellemek. İslami bir yuva olmazsa islami bir toplum olmaz islami bir toplum olmazsa islami bir yönetimde olmaz ama İslami bir yuva oldu mu sufyani deccal yok olur gider. Ve benim saydıklarım da bu habislerin yaptıklarının ancak binde biridir.

    Evet; “Yoksulluk küfre en yakın durumdur.” düsturu ile konuya baktığımız zaman sufyani deccal halkımızı yoksul-aç-sefil bırakmak istiyor ki küfre girsinler ve toplum ahlaksızlığa küfre doğru sürüklensin, ölsün gebersin psikolojisi bozulsun, düşünemesin, bizim yaptıklarımızı anlamasınlar, demektedirler. Bunlar Hz. Süleyman zamanında insanlığa musallat olan cinlerden ve şeytanlar daha habisler ve geçmiş şeytanların yaptıklarından ders çıkartan daha profesörleşen daha fitneci, daha habis ve sistematik olarak insanı ve insanlığı yok etmeyi çalışan bir insi şeytanlarla aynı zamanı ve aynı dünyayı paylaşıyoruz. Dediğim gibi deccaliyet sistemlerin yaptıklarını say say bitiremeyiz.

    Tekrar Halk Haber ekibine teşekkür ederek, “Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir” “Bir kötülük gördüğünde elinle, gücün yetmezse dilinle, ona da gücün yetmezse hiç olmazsa kalbinle buğzet ki bu imanın en düşük derecesidir” Nebevi sözlerini “DERDİNİZ DERDİMİZDİR” Sloganı ile özetleyip-söyleyip ve en önemlisi de bunu hayata-pratiğe-davranışa-harekete dönüştürdüğünüz için binler defa sizlere ALLAH RAZI OLSUN demekteyim. ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN.

    Son olarak; Hz. Süleyman filminden aldığım, dua ile bitirmek istiyorum ki; bu dua tüm saydığımız-sıraladığımız ve bunlar bile binde bir dediğimiz olumsuzluklara rağmen, insi şeytanların, iblislerin, habislerin, deccalların yok olacağını dünyaya adaletin-özgürlüğün insanca yaşamın-hayatın geleceğini binler yıl önce yaşamış olan Hz. Süleyman bizlere haber vermekte ve bizleri İslami yuva-İslami toplum ve İslami bir yönetim kurma gayretine getirmekte ve bu uğurda çalışma azmi-şevki vermektedir.
    “Allah’a sığının, O, biz savunmasız insanlar için tek sığınaktır. O ki cinleri ve şeytanları, getirip emrimize verdi! Dikkatli olun, bu yaratıklar kıyamete yakın tekrar yeryüzüne dönecektir. Bir kez daha kan ve yolsuzluk bütün dünyayı saracaktır. İnsanlar Allah’a bir kez daha yalvarıp, ondan yardım dileyeceklerdir ve ışıldayan nurunu bizim üzerimize indirecektir. Tüm şeytanları ve isyancı ırkları yok edecek, önceki isyankar kavimlerin mağlup olduğu şekilde, sonra insanlığın kurtarıcısı gelecek, o ki beşerin incisi, Salih adam yeryüzüne varis olacak ve cenneti yaşatacaktır.
    Ey Rabbim, bize hayırlı işler yapmamızı lütf eyle, kendimizi o güne hazırlıklı olmamızı kıl, böylece tek sana ibadet edelim tek sana kulluk edelim, hepimiz senden yana olalım ve hepimizin dönüşü sanadır.”

  3. tarık şamil yılmaz bey yazınızdan dolayı çok teşekkürler.yazınızla duygularımıza ve her gün gördüğümüz ancak sesimizi çıkarmadığımız/çakaramadığımız olaylara tercüman olmuşsunuz.
    halkımızın üzerine bir kabus gibi çöken bu zalimler halkımızda nefes bırakmadılarki derdimizi söyleyebilelim.halkhaber ve ekibinden allah razı olsun çilekeş halkımızın dertlerine ortak oldukları için.yeni yazılarınızı bekliyoruz.sizin , halkhaber ekibinin ve halkımızın mevlid kandilini kutluyor mustazaf halkımızın kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum.allaha emanet olun.

  4. Allah razı olsun ciğeri yanıkların yangınını haykıran kişiye. dediğiniz gibi biz yiyeceği eşimizden dostumuzdan buluruz, ama herşey yeme içme değilki kardeşim benim evime harcamamda en az yeri yiyecek bölümü oluşturuyor. asıl yerler kirasından tutta elektirk,su ısınma,hastane,ilaç,ulaşım. halkımız garibanlarda ay sonuna kadar elimde üç beş kuruş kalsın diye mecburen kısıtlamayı gıdadan yapıyor, çünki değer giderler sabit. Allah yardımcımız olsun

  5. Ciğeri yanış bir halk evladı daha yazılarıyla bundan böyle Halk Haber’de halkımızla beraber olacak. Hoşgeldin Tarık Şamil YILMAZ…

  6. Elektrik, su , doğal gaz, eğitim, sağlık, bunların tamamının ücretsiz olduğu ülkeler var. Ki bu ülkelerin yer altı ve yer üstü zenginlikleri bizim ülkemizden daha zayıf . Bunlara be oluyor da bize Allah’ın nimetlerini para ile satıyorlar. kendilerini ilah mı zannediyorlar. Firavunlaşmanın sonu helak olmaktır. Allah’ım sen bunları helak ey.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close