Musa GÜNEŞ

ZULME ORTAK OLUYORUZ, FARKINDA MISINIZ? – MUSA GÜNEŞ

zulme-ortak-oluyoruz-farkindamisiniz

ZULME ORTAK OLUYORUZ, FARKINDA MISINIZ? – MUSA GÜNEŞ

Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa ateş size de dokunur. (HUD : 113)

Şu anda dünyamız üzerinde 200’den fazla ülke bulunmakta olup bunların her biri belirli bir sisteme belirli bir rejime göre varlıklarını sürdürmektedirler. Ve bu rejimlerin – sistemlerin hükumetlere göre değişmediği her gelen hükumetin tek amacının rejimin varlığını devam ettirmek olup, sistemin izin verdiği ölçüde esnetip – gevşeterek sistemin devamlılığını sağlamak, gerek ülkemizde gerekse dünya rejimlerine baktığımızda reddedilemeyecek bir gerçek olduğu gözler önüne serilmektedir.

Ülkemizde özellikle 1923’lü yıllardan sonra yeni bir rejim kurulmuş, yeni bir düzen yeni bir sistem getirilmiştir. Bu sistem insanlarımızı dünyevileştirmek, dinden uzaklaştırmak, batıya köle yapmak, zalimlerin Asya’daki taşeronu olmak…üzerine kurulu bir sistem olduğu, biraz düşünenler için bu gerçekler gün gibi açığa çıkmaktadır. Şüphesiz özellikle Cumhuriyet ile birlikte her gelen hükumet üstte saydığımız bu rejimin özelliklerine az ya da çok hizmet ettikleri kesin bir olaydır. Ama özellikle ülkemizdeki birçok insan ülkemizin hükumetlere göre değil de rejim ve sisteme göre yöneltildiği, başa gelen veya gelecek olan en iyi partinin bile ilk ve tek amacının bu rejimin emellerini korumak olduğunu görememekte ve gelen her partiye göre sistemin farklı olduğu yanılgısına düşmektedirler maalesef.

12 yıldan fazla bir süredir başta olan hükumetin rejimin emellerine hizmet ettiği gerçeği asla gizlenemez. Bu hükumeti savunan birçok kişi ile konuştuktan, kendilerine her türlü delili getirdikten sonra artık hakikatleri inkar edemeyecek dereceye gelince bize söyledikleri son sözleri genelde ‘başka kime verelim, bu iyi değil ama kötünün iyisidir.’ Cümleleri olmaktadır.

Bu yazıdaki asıl amacımız üstte verdiğimiz ve sığındıkları bu tür sözlere eğilmektir. İlk olarak ‘başka kime verelim’ sözünü ele alalım. Evet insanlar birilerini, kendi belirledikleri birilerini kendilerini temsil etmelerini ve yönetmelerini isterler bu doğru. Ama şu da bir kesindir ki özellikle ülkemizde ve daha birçok devlette seçimler bizim tercihimizle değil rejimin tercih ettikleri kişilerle hükumet kurulduğudur. Yani siz kimi seçerseniz seçin rejim kime karar vermişse o başa gelir. Bazı kişiler şöyle sorabilir ‘oylar açık sayılıyor, nasıl olabilir’ bu tür soruyu sorana cevabımız: oylar sizin okulda kullandığınızda açık sayılıyor, sizden sonra hükumet konağında oy oranlarının değiştirilmediğinden emin misiniz? Ondan sonra Ankara’ya bildirilen oy oranlarının değiştirilmediğinden emin misiniz? Ve en son seçimde de oldu nasıl oluyor da seçim günü aynı anda 40 ilden fazla ilde elektrik kesintisi olabiliyor? Ve yolda o oyları taşıyan kişiler değiştirmemişler midir sizce? Geldik en önemli cevaba: Türkiye’nin en önemli kurumu ÖSYM olduğu devlet yetkilileri tarafından dile getirilmektedir. Peki en önemli kurumda bile soru çalmalar, soru vermeler, adam kayırmalar, rüşvet, sınava girmeden veya çok az bir net yaparak yüksek mevkilere gelmelere haberleri takip edenler az çok şahit olmuşlardır. Peki soruyoruz: Türkiye’nin en güvenilir kurumu böyle ise diğerlerinde neler olmuyordur ki, YSK ‘da, Devlet Denetleme Kurulunda…ismini daha sayamadığımız birçok kurumda varın siz hesap edin gerisini.

Bir de bu rejimin tek amacı bizleri sandığa götürmektir. Hangi partiye oy verdiğimizin bir önemi yoktur. Bunun için bu sistem sandığa gitmeyene para cezası vereceğim demekte, onun için seçim zamanları bütün partiler sandığa gidin, sandığa gidin bize oy verip vermemeniz önemli değil diye meydanlarda bağırmaktadırlar, bir kere düşünmek lazım eğer bunlar samimi ise kendilerine oy vermeyen insanların sandığa gitmesini niçin istesinler, çünkü onların menfaatine olmayacak ki yani bu tür kişilerin gitmemesi onlar için daha karlı olur.Sandığa gittikten sonra kime oy verildiği bu rejimde önemli değildir. Zaten rejim istediğini çıkarmaktadır. Burada şuna da değinmek gerekiyor: inanın hiçbir zaman halkımız bunların dediği oranda sandık başına gitmemektedir, belki dedikleri oranın yarısı kadar kişi sandığa gitmektedir o da çoğu para cezası ödemekten çekindiği için.  Ama şunu da söyleyeyim ben hiç sandık başına gitmememe rağmen hiç para cezası gelmedi. Bir kere insanları ceza ile korkutmak ne kadar demokratik!

Gelelim kötünün iyisidir cümlesine. Bir ülke düşünün ve bu ülkenin adayları; Firavun, Nemrut, Ebu Cehil ve Yezid olsun. Siz kime oy verirdiniz? Kötünün iyisi diye bir şey olmaz. İyi olan ve bu rejime karşı duran da bu rejim de parti kuramaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Ve kötüler arasında seçim yapılmaz. Eğer zalimlerin zulmüne engel olamıyorsanız, onlara destek de olmayın. Benim oyumla ne olacak demeyin siz en azından karınca misali gücünüzün yettiği kadar bu zulmün önünde engel olun. Bu zulmün işlenmesine oyunuzla destek vermeyin. Kötünün iyisidir demeyin. Zaten rejim bizi kötüler arasından, zalimler arasından tercih yapmamızı istiyor. Bu oyuna gelmeyelim zalimlere verilecek en büyük cevap onları hiç yokmuş gibi kabul etmek ve onlara en ufak bir şekilde bile destek olmamaktır.

Evet insanları kayıran zalimdir, rüşvet alan veren zalimdir, halkın kuruşuna göz diken zalimdir, insanların emeğinin hakkını çalan zalimdir, halk sefalet içinde iken saraylara kurulanlar zalimdir, işsizlik içinde kıvranan gençlere yardım etmeyenler zalimdir, ahlakın bozulmasını isteyen ve bunun için her türlü kolaylığı sağlayanlar zalimdir, din adı altında milleti dinden uzaklaştıranlar zalimdir, uyuşturucuyu özendirip kullanma yaşını 11’lere kadar düşürenler zalimdir…

Birçok insan da bu rejime iyi niyetlerinden destek olmaktadırlar. Bir partinin dindar! veya başka özelliklerine bakarak ona güvenmektedirler. Şöyle söyleyeyim konuşma imkanı bulduğum birçok IŞİD, EL KAİDE zihniyetindeki insanlarda inanın iyi niyetteler. Onlar da biz şehit olmaya gidiyoruz, biz şeriat getireceğiz diyorlar, biz zalimleri ortadan kaldıracağız diyorlar…zalimlere hizmet ettiklerini bilmeden. (yanlış anlaşılmasın biz onların bu düşüncelerini savunmuyoruz, zaten önceki yazılarımı takip edenler bunu bileceklerdir amacımız onların bir kısmının düşüncesini anlatmaktır.) Şunu söyleyelim iyi niyet tabi ki güzel bir şeydir. Ve destek verdiklerimizin iyi niyetli olduklarını düşünmek. Ama şunu hemen belirtmek gerekiyor ki sadece iyi niyet bizleri ne bu dünyada ne de ahiret de kurtarmayacaktır. Eğer kurtarsa idi Allah yüce kitabında defalarca düşünmez misiniz, akletmez  misiniz? (bakınız: Yunus: 3, Hud: 30, Nahl: 17, Yasin: 68, Saffat:156, Bakara: 44, Hud: 51, Yusuf: 109, Mü’minun: 80, Şuara:28,) demezdi.  Peygamberimiz bir hadiste ‘cehennemin yolu iyi niyetli taşlarla doludur’ der. Onun için bütün araştırmaları, incelemeleri, akli-vicdani dayanaklardan sonra iyi niyetimizin kurbanı olursak belki Allah bizi affeder ama bunun dışında hiç aklını kullanmadan düşünmeden hareket etmek üstteki ayetlere ters düşeceği kanaatindeyiz. Ve bu da bizim helak olmamıza, zulmedenlere öyle ya da böyle meylettiğimiz için, ateşin bize de dokunmasına sebep olabiliriz.

Allah bizi zulmün her türlüsünden, zulme engel olamıyorsak bile hiçbir şekilde zulme ortak olmayanlardan, aklını kullanıp düşünebilenlerden, hakkın ve hakikatin önünde eğilebilenlerden eylesin. Amin. Selametle kalın.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close