Yazarlarımız'dan...

İMAM MEHDİ(as)’IN NUR İNKILABI VE İNSANLIĞIN YENİDEN İNŞASI-1

Hz. Adem’in yaratılışıyla başlayan insanlık döneminin dünya da ki imtihan süreci Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (saa)’in gelişiyle son dönemine girerek peygamberliğe hatem mührüde vurulmuş yani ilahi ahkamın ve emirlerin kemale erip kıyamete kadar hükmünün geçerliliği bildirilmiştir.
Peygamerlik döneminin hatemiyetiyle, Al-i İbrahim’e olan ilahi rahmet ve selamların aynısı Al-i Muhammed’e yapılarak “EY EHLİBEYT MUHAKKAK Kİ ALLAH SİZDEN HER TÜRLÜ KİRİ VE GÜNAHI GİDERMEK VE SİZİ TERTEMİZ KILMAK İSTER….” (AHZAB-33) diyerek İslam Ümmetinin hidayet önderleri ve imamları olabilmenin şartlarına haiz kılınmıştır…”Ehlibeytim Nuh’un gemisi gibidir, binen kurtulur, binmeyen boğulur.” (Hadisi Şerif) konuyu daha bir netleştirmiş başka bir seçenek arayanların asla kurtulamayacaklarını belirtmiştir…
İslam Tarihine baktığımızda Ehlibeytin, Nuh’un gemisi gibi olma özelliğini, binmeyip aykırı farklı yollar arayanların batıl ve bid’at yollarına girerek boğulduklarını ibretle öğrenmekteyiz…Sanki tarih bize siz ahirzaman müslümanları ; sakın geçmiş asırlarda ki müslümanlar gibi kendi başınıza buyruk ve bağnazlık ve taassupluk yapıp Ehlibeyt Mektebinden ayrılmayın nur önderlerinizi-imamlarınızı bırakıp değişik fırkalara bölünüp batıl yollarda boğulmayın…Hele islam düşmanlarına dost olanlara dost olarak kendinizi cehennemlik yapmayın…kendinizi aldatmayın ve yaptığınız amellere güvenip te hak yolda olduğunuzu zannetmeyin…Ehlibeytin karşısındaysanız ve aykırıysanız tüm yaptığınız ameller ancak sizin cehennem ateşinizi arttırır…ve benim tarihi hakikatlerimden ibret alın inkar etmeyin…diyor.
İşte bizde bu hakikatler çerçevesinde ; ilahi ahkam ve fermanberi ehlibeyti kendimize hakikate ulaşmak açısından rehber kıldığımızda ahirzamanın şu hicaplarla kaplı imtihan deryasından keskinleşen bir basiret ve uyanık bir bakışla güneşin o parlak ışıklarını apaydın olarak görüp amenna ve saddakna diyerek kalbi mutmainle bağlanıp nuru hudaya doğru aşkla uçarız… böylece İnkar edenlerin, bakmayanların, görmeyenlerin, aklı tutulup hakikate bağlanmayanların, gemiye binmeyip başka bir çare arayanların, taassup ve bağnazlık gösterenlerin söz ve davranışları asla bizde ümitsizlik ve şüphe oluşturmayacak; yoldan çevirmek isteyenlerin acaip Hizbuşşeytan oldukları da müşahade edilecektir…
Allah-u Teala tüm insanlara şahdamarından daha yakın olduğu halde çoğu insanların O’ndan uzak olduğunun söylenmesi çok dikkat çekicidir…bir hakikat, görebilen için güneş kadar aydınlatırken heryeri , başka birine göremeyeceği kadar uzak ve perdeli ve karanlık olabilmektedir halbuki güneş gibi bütün varlığıyla kişinin gözü önünde kainatı aydınlatırken. Bir hicap olan göz kapağını açmayan-açamayan göremez…Peygambere iman edip bağlanmamak Peygamberlik döneminin hakikati perdeleyen hicabıysa bugün Al-i Muhammed’e -Ehlibeyti Resulullaha bağlanmamak imamet döneminin gözü görmez kılan gözkapağıdır- hicabıdır…bu hicap ancak kendi döneminin ilahi şahsiyetine bağlanmakla açılır ve tüm hakikat güneş gibi önüne serilir…Bu sırra eremeyenler başka imam ve önderler edindikçe hep boğulmaya mahkumdur aynı kavmi Nuh (as) gibi… Bu sırdandır ki Peygamber efendimiz: “Kendi döneminin imamını tanımadan ona bağlanmadan ölen cahiliye ölümüyle ölmüştür.” demiştir…yani tüm hakikatlere perdeli kalmış muhakkak batıl yollara düşüp kendini helak etmiştir…
Bu bilince ulaşmış insanlar; kendi döneminin hakikat çizgilerini net olarak müşahade ederler. Şu an içinde olduğumuz ahirzaman dönemi de Peygamber efendimizin dönemini andrır bir şekildedir…tarih tekerrürden ibarettir.. İmam Mehdi ‘nin geliş süreci ve çalışmaları tıpkı peygamber efendimizin geliş süreci ve çalışmalarına benzemektedir-O’nun ayinesi olmaktadır. Nasıl ki Peygamber efendimizin geldiği dönem cahiliyye ve barbarlığın-karanlığın-şirkin hüküm sürdüğü ve insanlığın bittiği nokta ise aynı şekilde İmam Mehdi’nin geldiği dönemde aynı karanlık ve deccallerin hüküm sürdüğü, insanlığın her yönüyle sükut ettiği bittiği bir noktada olmuştur…Nasıl ki Peygamber Efendimizi tüm peygamberler müjdelemiş ve Onun gelişiyle heryerin nuristana gülistana döneceği vurgulanmış ve gelmesine yakın artık tüm alemlerin tüm varlıkların hal diliyle aşkla hasretle bekleyip gel artık Ey sevgilimiz gelde bize rahmet et…gel de bizi kurtar aydınlat şu kararmış alemi…yüzünü güldür şu ağlayan insanlığın demişlerse aynı şekilde aynı temenni feryat ahirzamanda İmam Mehdi içinde yapılmıştır…Peygamber efendimiz bir çok işaret-özelliklerle ve haberlerle geleceği çoğu insanlar tarafından biliniyordu…İmam Mehdi de aynı şekilde nice özellikler ve haberlerle ve umutla beklenen bir nurani zat olmuştur. Nasıl ki Peygamber efendimiz geldiğinde zulüm ve şirk kalkıp insanlık ihya olup hayat bulduysa tabi bu olaylar nice zahmet ve meşakkatlerle gerçekleştiği de aynı benzerlikle ahirzamanda İmam Mehdi’nin gelişiyle sağlanmış olacağı-gerçekleşeceği bir çok ilahi ferman, hadisi şerif ve büyük zatların haberleriyle bilinmektedir…
Böyle bir hakikat aklıselim hiç kimsenin yok sayamacağı-inkar edemeyeceği kadar büyük ve muazzamdır…Hiçbir taassup ve bağnazlık düşüncesi bu hakikate zincir vuramaz nasıl ki Peygamber efendimizi yalanlayan ve inkar edenlerin sonları zelillik ve hüsranlık olduysa bu hakikatte elmas kılıç gibi inkar edenleri tarumar edip yok edecektir…Hiçbir karanlık çeşidi-batıl düşünce güneşin karşısında varlık ispat edemez…Fecr-i sadık doğunca ve gittikçe de insanlık semasına yükseldikçe karanlık tüm varlığını kaybetmeye mahkumdur…İşte o güneş velayet güneşidir…Peygamber efendimizin benim oğlum gelecek ve zulümle kararmış dünyayı tekraradan adaletle dolduracak dediği…İmam Ali’nin Mehdi’miz geldiğinde intikamımızı alacak dediği…İmam Hüseyin ‘in umutla -aşkla kendisini ya’d ettiği ve O’nun gelmesini dilediği güneştir…Bediüzzaman hazretlerinin Hz. İsa vari bir şekilde müjdelediği ve O’nu tüm özellikleri ve vasıflarıyla anlattığı ve kendisini O’nun öncü bir neferi olarak gördüğü, O’nun geleceğinin büyük ümidiyle yaşadığı hicri 1400’e kilitlenip Şam Emevi Camii’nde ki muhteşem hutbesiyle tüm alemi islamı haberdar edip herkesin dikkatini Fecr-i Sadık doğacak diyerek çektiği güneştir…Bu güneş öyle bir müjdedir ki zamanın kendisi için “insanlığın son günü olsa da o gün uzatılır Mehdi gelir…”(Hadisi şerif) işaretiyle durdurulup genişletildiği güneştir… vesselam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close