Hüseyin Yahya CEVHER

Dünya Kudüs Günü’nü İmam Humeyni(ra) ilan etmiştir – Hüseyin Yahya CEVHER

dunyakudusgunu-imamhumeyni

Dünya Kudüs Günü’nü İmam Humeyni(ra) ilan etmiştir – Hüseyin Yahya CEVHER

Yıllar önce yaşadığım şehirde Dünya Kudüs Günü programı yapılacağını öğrenip, büyük bir heyecanla gittim. Çocukluğundan beri İslam İnkılabı’nın çizmiş olduğu yolda ilerlediğini iddia eden bir kişi de konuşmacı olarak katılacaktı. Programın saati gelmeden yerimi alıp, dikkatlice programı izlemeye başladım. Yaklaşık 2 saatlik programı takip ettikten sonra gelirken ki heyecanımın çıktığımdakinden daha az olduğunu hissettim. Oysa salon doluydu, zaman zaman tekbirler çekilmişti ve hatta gözyaşları tutulamamıştı.

Dünya Kudüs Günü, büyük devrimci merhum İmam Humeyni(ra) tarafından melun Şahlık rejimini yıktıktan hemen sonra ilan edilmiş, böylece yeni kurulan ahir zaman İslam devletinin ilk ve en önemli programının Kudüs’ün kurtarılışı olduğu tüm dünyaya ilan edilmişti. Dünya Kudüs Günü’nün bir söz, bir hareket, bir toplantı, bir yürüyüş, bir düşünce olarak anılması, anılmadan geçilmemesi çok önemlidir. Bu gün ilan edildiği zaman bu çağrının bu şekilde tüm dünyaya mal olacağını kimse tahayyül edememişti, aynen Rabbinin emriyle Kabe’yi yaparak boş çöllere doğru Hacc çağrısı yapan İbrahim misali; Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa(sav)’nın ahir zaman temsilcisi torunu İmam Humeyni(ra)’de dinin yeryüzünden kaldırıldığı bir zamanda aynen yürekleri çöle dönmüş insanlık okyanusuna “Dünya Kudüs Günü” çağrısını yapmıştır. Allah ondan razı olsun. Bize ayağının tozu olabilmeyi nasip etsin, İnşAllah…

Program bitmişti, ben de bitmiştim. Koskoca programda insan bir kez İmam Humeyni demez mi? İşte o gün bir kez daha içerisinde yaşamaya çalıştığımız ve yaşamak zorunda olduğumuz süfyani deccali rejimin melanetini idrak ettim. Öyle bir melanet ki; İslam İnkılabı savunucusu olan kişi saatlerce konuşma yapıyor ama bir kez İmam Humeyni demiyor. Bununla da kalmayıp ismi lazım olmayan bir bölük yamuk adamın adını da Kudüs savunucusu olarak saymaktan da çekinmiyor. Heyhat…

Resulullah Efendimiz (s.a.v) buyurur ki:
“Yüce Allah bir kulunu severse “Cebrâile Allah Teâlâ falanı seviyor, sen de onu sev” buyurur. Bunun üzerine Cebrâil de onu sever. Semâ arasında şöyle seslenir (Ey melekler) Allah (c.c) falanı seviyor sizde onu seviniz, der. Bu ilan üzerine semâ halkı da o kimseyi sever. Sonra onun sevgisinin kabulü yerdekilerin kalplerine konulur”
Birileri İmam Humeyni(ra) başta olmak üzere İslam İnkılabı önderlerinin ve öncü şahsiyetlerin isimlerini dile getirmeden kendi kendilerine uyanıklık yapadursun, yukarıdaki hadis-i şerif ışığında halkların gönlünde her daim yüce Allah(cc)’ın istediği kişilerin sevgisinin yeşereceği izahtan varestedir.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in İslam İnkılabı’nın kurulduğu günden beri hatta daha da öncesinden tüm dünyadaki İslami hareketlerle yakından ilgilendiği bilinen bir gerçektir. İmam Humeyni(ra)’nin imameti döneminde direniş hareketlerinden sorumlu olan İmam Ali Hamaney, rehberliğe seçilince kendisini ziyarete gelen Lübnan Hizbullahı heyetinin bizimle artık kim ilgilenecek sorusuna ben ilgilenmeye devam edeceğim şeklinde cevap vermesi çok önemlidir. Birinci elden on yıllardır, sakin-emin-kararlı-sürekli gelişen bir şekilde ilerleyen İslami Direniş Hareketleri bugün önderlerinden gelen emirleri harfiyen uygulamakta ne önde gitmekte, ne de geride kalmaktadır. Bizlere de bu basiret-feraset-sekineti vermesi için yüce Rabbimize yeri gelmişken dua etmeyi ihmal etmiyorum,Amin.

Gazze’deki şanlı direniş bütün hızıyla devam ederken sahadaki kazanımları artık masada kaybetmeyeceğini ilan eden direniş liderleri, 2.İntifada’nın bereketini Oslo anlaşması ile çöpe atan hainlerin maskesini bugün düşürmüş, başladı-başlayacak diye beklediğimiz 3.İntifada’nın bereketini boşa vermeyeceklerini tüm dünyaya haykırmıştır.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in bir kaç gün önce yaptığı “Filistin’in kararlı ve silahlı direnişi ve bunun Batı Şeria’ya yayılması bu vahşi rejime karşı koymanın tek yoludur.”açıklamasının hemen ardından Batı Şeria’nın dört bir yanında özellikle de Kalandiya’da başlayan kıyam acaba tesadüf müdür? Korsan İsrail’in medyası 2.İntifada’dan beri hiç bu kadar büyük çaplı bir hareketlenme olmadı diyerek itiraflarda bulunurken, bizim(!) İslami(!) görünümlü koyu siyonist Türkiye televizyon kanalları ve haber kaynakları olayı “Mescid-i Aksa’ya alınmayan 50 yaş altı Filistinliler taşkınlık yaptı” tarzında vermesine ekstra bir izah yapmaya gerek var mı bilmiyorum?

Artık güneş doğdu, dünya müslümanları ve mustazafları bu son ahir zaman virajını kontrollü bir şekilde almak için İmamlarının attığı her adımı takip ediyor, ağzından çıkan her sözü dikkatle inceliyor ve hatta mimiklerine bile ekstra önem veriyor. Gazze halkının mübarek Ramazan ayında maruz kaldığı onca çileye rağmen “of” bile demeden sürekli “direniş” demesi bugün Batı Şeria’yı ayaklandırdı, yarın Ürdün’ü ayaklandıracak, öbür gün Suudi Arabistan halkını ayaklandıracaktır. Gazze’de uygulanan silahlı direniş projesi başarıya ulaştığından bugün Batı Şeria’da uygulanması için düğmeye basılmıştır. Düğmeye basılmıştır derken yanlış anlaşılmasın bugünden itibaren orada bir organizasyon yapılacağı anlaşılmasın. Her şey hazırdır, çalışmalar yapılmıştır bugün artık yeryüzüne çıkma zamanı gelmiştir. Ve şimdiden müjdelemek isteriz ki Batı Şeria direnişi, Gazze direnişinden de etkili olacaktır, İnşAllah.

Olanca hızıyla devam eden Hak-Batıl savaşının en kritik günlerinde olduğumuz bu zamanlarda duamız her zaman olduğu gibi; Onlar (Taluta itaat eden mü’minler), Câlut ile askerlerine karşı çıktıkları zaman (niyaz edip) dediler ki: «Ey Rabbimiz, üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver (er meydanından kaydırma). Bu kâfirler güruhuna karşı bize yardım et». (Bakara Suresi, 250.Ayet) Amin. Amin. Vesselam.

Benzer Yazılar

Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close