BUNUN ADI HABER DEĞİL…! – Süleyman DAĞISTANLI

BUNUN ADI HABER DEĞİL…!haber değil – Süleyman DAĞISTANLI
Son yıllarda halka yapılan ihanetin arttığı oranda ahlaksızlığın arttırılmaya çalışıldığı, fuhşiyatın yaygınlaştırıldığı bu coğrafyada özellikle son günlerde basın ve yayın aracılığı ile pompalanmaya çalışılan ahlaksızlık ve hayâsızlık gözlerden kaçmayan en önemli gündem maddelerinden biridir. 3. Sayfa haberleri diye adlandırılan, kiminin olup olmadığı dahi muamma olan haberler toplumsal yozlaşmayı amaç edindiği gibi gündemi meşgul etmek için kullanılan ve üzerinde ısrarla durulan bir konu haline getirilmiştir. Gündemden ve asli meselelerden uzaklaştırılmaya çalışılan halkın zihni bu hali ile de bırakılmamakta yeri, ahlaksızlık ve meşru çerçeve dışındaki olaylar ile doldurulmaktadır. Sanal âlem diye adlandırılan ancak günümüzde gerçek alem haline gelen ve halkın bilgi edinmek için televizyon ve gazetelerden daha fazla itibar ettiği bu alem ile az çok ilgili olan herkes bahsedeceklerimize muhakkak şahit olmuştur. Sistemin halkın zihnini istediği gibi yönlendirebilmek için kullandığı televizyon ve gazetelere güveni kalmayan halk, sanal âlem dediğimiz internet dünyasında gerek sosyal paylaşım sitelerinden gerek de forumlardan veya internet haber sitelerinden gerçeği öğrenme derdine düşmüştür. Bunun farkında olan süfyani sistem bu kez de halka bu kanaldan sayısız koldan saldırmakta, onları gerçeklerden habersiz bırakmakla kalmamakta aynı zamanda onlara türlü tuzaklar kurmaktadır. Bakılan neredeyse tüm haber sitelerinde yer alan ve ülkenin toplumsal yapısını kesinlikle yansıtmayan bazı haberler gerçek gündem maddelerinin üzerini örttüğü gibi gerçeklere ulaşmak isteyen halkımızın da zihnini boş yere işgal etmektedir. Ahlaki anlamda oluşturduğu tahribat ise başlı başına bir felakettir. Vitrinine koyduğu 20 haberin nerdeyse yarısı bahse konu ahlaksız magazin haberleri ile ya da olup olmadığı muamma olan mide bulandırıcı gayrı ahlaki haberler ile dolduran ve sistem tarafından bizzat yönlendirilen haber siteleri, bahsettiğimiz gibi ülke gerçeklerinden halkı uzaklaştırmanın en etkili silahları haline gelmiştir. Bir diğer önemli nokta bilerek meşhur edilen şu söylemlerdir; “Halkımız bu tür haberlere ilgi gösteriyor”, “bu tür haberler ilgi odağı olmasa bu kadar gündem edilmez”, “demek ki oluyor ki gündeme geliyor”, “bu siteler de reytinglerini ve popülerliklerini arttırmak için halkın ilgisini çeken bu haberlere yer veriyor”. Tüm bu söylemlerin amacı halkı bu tür olaylara inandırmak, sistemin bu sinsi oyununu basite indirgemek ve halkın ülke ve toplumun geleceğine dair ümitlerini yok etmektir. Öncelikle halkımız bu tür haberlere ilgi göstermediği gibi böyle bir talebi de bulunmamaktadır. Bunun için çevremize bakmamız yeterlidir. Bu tür haberlere çevremizde kaç kişi ilgi gösteriyorsa bu ülkenin genelinde de aynı şekildedir. Zira parça bütünün göstergesidir. Çevremizde bu haberlerden midesi bulanmayan birini bulmak çok zordur. Ayrıca gazete, televizyon ve bahse konu haber sitelerinin, popülerlik ve reyting gibi bir dertleri olduğu için bunu yaptıklarına inanmak saflık olur. Zira bunların tamamı sistemin propaganda araçlarıdır ki maddi kaygıları bulunmamaktadır.
Ülkede bir avuç olarak nitelendirilebilecek kadar azınlıkta olan ve popüler edilmiş kişiler üzerinden yapılan ve haber diye verilen öyle olaylar bulunmaktadır ki dile getirmekten hayâ edilecek türdendir. Spor ve sanat dünyasının önde gelenleri dense de şeref ve haysiyet konusunda en geride olan bu tipler hakkında yapılan o kadar ahlak dışı ve gereksiz haber (!) bulunmaktadır ki, bu saçmalıklar gerçeklerin üzerini örtmek için her geçen gün arttırılmaktadır. Asgari ücret ile ay sonunu getirmeye çalışanların sayısı ile taksitlerini ödemek için aybaşını bekleyen memurların sayısını ve onların geçindirmek ile yükümlü olduklarını düşündüğünüzde milyonları bulan bu kesimin, sporcu geçinen bir ahlaksızın yanındaki diğer ahlaksıza aldığı yüzbinlerce, milyonlarca liralık arabanın özelliklerini merak ettiğini düşünmek akla ve vicdana sığar mı? Yine geçim mücadelesi veren halkımızın, sistem tarafından zengin edilmiş ve popülerliği arttırılmış ancak edepsizlik ve görgüsüzlükte tarif sınırlarını zorlayan birinin hangi araba fuarında hangi arabayı kaça aldığını veya otoparkında kaç milyon liralık araba olduğunu merak ettiğini düşünebilir miyiz kesinlikle hayır. Adına sanatçı denilen ve halkımızın değimi ile bir nesli helak eden ahlaksızların kaç evlilik (!) gerçekleştirdiğini, ne kadar nafaka ödediğini, yanındaki ahlaksızın şimdi hangi ahlaksızla birlikte olduğunu, çöpten ekmek toplayan, çocuğuna bir simit parası harçlık veremediği için üzüntü içerisinde olan bir babanın merak ettiğini ve buna ilgi gösterdiğine hangi akıl sahibi inanabilir?
Bir şeyin şüyu bulması vuku bulmasından beterdir derler. Bunu çok iyi bilen sistem fıtraten islam üzere olan bu şerefli halkı ahlaksızlaştırmak için yıllar yılı türlü politikalar geliştirmiş ancak tam anlamıyla hedefine ulaşamamıştır. Dizi, film, reklam, gazete, dergi vb. (1) tüm kanallardan halka saldıran ancak hedefine ulaşamayan süfyani sistem bu kez de olması istediği ahlaksızlıkları toplumda sıklıkla yaşanıyormuş gibi göstermenin derdine düşmüş ve bir gün içerisinde bahsettiğimiz türden sayısız haber (!) üretmeye başlamıştır. Böylece halkın geleceğe ve topluma olan ümit ve güvenini yıkmanın, halkı birbirine güvenmeyen kitleler haline getirmenin derdine düşen sistem, böylelikle zulüm ve ihanetlerini gizlemeye çalışmaktadır. Zira toplumun ümidi bu tür politikalar ile kırılmadığı takdirde halklar, kendisi gibi temiz fıtratlı milyonların başındaki ahlaksızların ve zalimlerin bu topluma yakışmayan yöneticiler olduğunu görecek ve buna elinden geldiğince karşı çıkacaktır. Ama birbirine güvenmeyen ve düşman olan bir halk kitlesi oluşturulduğunda herkes çevresinde muhatap olduğu kişilerden sakınma derdine düşüp zulüm ile hüküm süren yöneticilere ilgisiz kalacaktır. Ama bu şerefli halk bunca oyuna rağmen, geliştirilen sayısız fitne politikaları arasında meydana gelen her olayda asıl düşmanı teşhis edebilecek basirete sahip olduğunu her seferinde ispat etmektedir. Meydana gelen bir ahlaksızlık neticesinde bu halk, idam ve kısas diyor, suçu işleyen şahıstan daha çok sistemin yanlışlığından bahsediyorsa ki ediyor, işte bu geleceğe umutla bakmamızın en büyük nedenidir.
İlahi! Tüm mazlum ve mustazafları bilhassa halkımızı süfyani sistemin fitne ve ahlaksızlık üzere kurulu düzeninin şerrinden emin eyle. Onların oyunlarını başlarına çevir ve islam fıtratı üzere olan bu halka gerçek islamın yaşandığı günleri görebilmeyi ve bu uğurda çalışıp çabalamayı nasip eyle. Amin.
(1) http://www.halkhaber.org/2014/12/16/mezar-taslari-ve-diziler-suleyman-dagistanli/

Yorumunuzu Gönderin