Direniş Karşıtlarının Hazımsızlığı – Hadi EREN

direnis-karsitlarinin-hazimsizligi-hadi-eren

Direniş karşıtlarının hazımsızlığı – Hadi EREN

Bismillah…
Son dönemlerde İran, Şiilik ve Hizbullah aleyhinde fitne dolu haberler; tavan yapmaktadır. Günde onlarca hatta yüzlerce yalan, iftira ve saptırmalarla “çamur at izi kalsın” projesi uygulanmakta, İran’ın başını çektiği direniş ekseni karalanmaktadır. Bu projeye imza atan mihraklar tvler, haber siteleri, gazeteler gibi medyanın tüm imkânlarını kullandıkları gibi, ayaklı gazete diyebileceğimiz onlarca aydın, entelektüel, yazar, çizer, akademisyen, cemaat önderi, kanaat önderi vs satın aldıkları karaktersizlerle bu karalamayı titizlikle sürdürmektedirler.

BOP bağlamında bölgede 22 ülkenin dizayn edilmesi programı çerçevesinde Ortadoğu’daki İslam ülkelerinin Amerika ve İsraillin eliyle kana bulanıp ateşe verilmesi, bu ülkelerin işgal edilmesi, parçalanması, canların ve namusların yok edilmesi, bu kıdemli İslamcıların kanaat önderi ve aydınların ilgi alanlarına bir türlü gir(e)memektedir. Sanki bölgedeki tüm işgal, yıkım ve katliamları direniş ekseni yapıyormuş gibi kalemlerini ve silahlarını Hakkın yılmaz bekçilerine çevirmektedirler.

Amerikan emperyalizmini ve siyonizmi yıkmaya ant içmiş direniş ekseninin kahramanlarını karalamak ve bunları halkların nezdinde gözden düşürmek için yalan, iftira ve düzmece haberlerle kendilerine verilen görevi alçakça yerine getirmektedirler.

Tüm bu olayları gözlemlediğimizde şunu görmekteyiz: ümmete dayatılan bu ölüm kalım mücadelesinde asıl ve önemli olan, insanların düşüncelerine yönelik yapılan saldırılardır. Asıl savaş hakkın batıl, batılın hak diye yutturulma ameliyesidir.

Büyük şeytanın (Amerika) içimizdeki truva atlarını teşhis etmek kuzu postuna bürünmüş bu kurtları halklara tanıtmak; ümmete ve mustazaf halkalara dayatılan kirli savaşa karşı ilk cevabımız olacaktır. Emperyalizmin ve siyonizmin değirmenine su taşıyan bu alçakların bizden görünen münafıklar olduğunu tespit etmek ve bu toplumsal bilinci oluşturmak , Hak (direniş) cephesi erlerinin öncelikli görevidir.

Batılın Hakkın karşısındaki durumu suyun üzerindeki köpüğe benzer. Köpük kalıcı değil, kalıcı olan su (hak)’tır. Toplumların vicdanları ve gelecekleri üzerinde algı operasyonları yapıp fitne ve fesadı çıkaran bu kesimlerin sihirleri; Firavun sihirbazlarının sihirlerine benzemektedir. Hak ise Musa’nın asasıdır. Bu sihirbazların sihirleri mutlak bozulacaktır. Önemli olan Musaların sorumluluk alıp asaları ile meydanlara çıkmalarıdır.
“Hak geldi, batıl yok oldu; batıl yok olmaya mahkumdur” vesselam . . .

Yorumunuzu Gönderin