TERÖR BAHANE; BOP HAZIRLIĞI ŞAHANE..! – Zülfikar DOLUNAY

teror-bahane-bop-hazirligi-sahane

TERÖR BAHANE; BOP HAZIRLIĞI ŞAHANE..! – Zülfikar DOLUNAY

Herkesin malumudur ki; geçmişten beri ülkemiz ve halkımız için bir tehlikenin varlığı her daim vurgulanmış ve bu tehlike bahane edilerek sürekli millet korku psikolojisine mahkum edilmiş sindirilmiştir.

Yine hepimizin bildiği gibi öğrencilik yıllarımızda bizlere, ülkemizin dört bir yanında hain düşmanları komşuluk ettiği ve bunlara asla güvenilmemesi gerektiği bunların ülkemizi bölmek ve parçalamak ve vatanımızı elimizden almak niyetinde oldukları sürekli söylenmiş, beynimize kazınmıştı. Bugün gelinen noktada anlaşılan gerçek şu ki; vatanımız komşu ülkeler tarafından bölünüp parçalanmadı ve bizleri katledip yok etmek için herhangi bir komploya başvurup ülkemize asker ve terörist gönderip halkımızı katletmediler evlerini harabeye çevirmediler yaralı teröristleri de kendi hastanelerinde tedavi edip bizi bir kez olsun tehdit etmediler…

Ancak BOP mimarları ve eş başkanları BÜYÜK İSRAİL İMPARATORLUĞU kurmak için Ortadoğu ülkelerini (bilhassa Irak, Suriye, Mısır, Lübnan, Filistin’i )her yönden işgal edip altını üstüne getirip halklarını katledip yok etmek için yapmadıkları şeytanlık, hokkabazlık kalmadı. Özellikle 2010 yılında başlayan süreç günümüze kadar devam ettiği gibi tamamen Bop planı uğruna halkların katledilmesi için dünyanın dört bir yanından topladıkları teröristleri eğit donat saldırt kapsamında teçhizatlandırarak komşu ülkeler olan Irak ve Suriye’ye gönderdiler yetmedi yaralı teröristler getirtilip hastanelerde tedavileri üstlenildi. Bu konuda Türkiye ve İsrail’in hastanelerinin ortak hareket etmesi gayet manidardır. Son günlerde Musul’a asker gönderen Türkiye eğit donat saldırt politikasını daha da ileri bir basamağa taşıyarak bop planı çerçevesinde ne derece azimli ve ısrarlı olduğunu bu konuda komşu sınırı tanımayacağını gösterdiği halde bunu da 2014 yılında Irak başbakanının söylediği bir sözle kamufle edip gerekçe belirtmesi gayet manidardır.

Bop planının Irak ve Suriye ayağında durum böyle iken asıl merkez edilmeye çalışılan bu konu da bir yıldız olarak planlanan doğunun Paris’i olabilir denilen Diyarbakır ayağı için hiç bir çalışma yapılmayacak mıydı….? Onca yapılan yapmacık muhalefetler masa başı toplantıları ve meydanlarda ki atışmalardan sonra daha somut adımlar atılmayacak mıydı..? Elbet atılmalıydı ancak nasıl olmalıydı?? Suriye ve Irak’ta iyi kötü bir yol alınmış Emevi camisin de Cuma namazı kılınamadıysa da en azından ülke viran edilmiş tüm altyapı tarumar edilmiş halk ya katledilmiş veya göç ettirilmişti…ancak Yıldız olacak Paris olacak yer için halen bir şey yapılmış değildi ve 2023 ‘e mutlaka yetiştirilmeliydi… ama nasıl olacaktı…? Bu sorunun cevabı yazının başında belirttiğimiz gibi ülkemiz yıllarca bölünme ve parçalanma tehlikesi içinde olduğu ve dağ eşkıyası bir örgüt tarafından 30 yıldan fazla sürekli tehdit altında bulunduğu ancak ne hikmetse koca bir devletin yıllarca baş edemediği halkını ve vatanını bunlardan koruyamadığı gibi bir algı operasyonuyla koca bir halk hipnozlanmış korkutulmuş düşmanlaştırılmış ve ayrıştırılmaya yalnızlaştırılmaya hazırlanmıştı…Bir ara sürekli polis asker kayıplarıyla ve şehit haberleriyle halk iyiden iyiye çileden çıkarılmış ve kalabalık halk içinde patlatılan bombalarla tam zirveye çıkan bu öfkeli milletin acısını tamamen dindirmek bitirmek tüm teröristleri! yok etmek bahanesi oluşturulmuş böylece geleceğin Paris’i ve yıldızı yapılacak yerler de sokağa çıkma yasağı ilan edilerek bir açıdan tüm halkı teröristmiş muamelesine tabi kılarak evleri viraneye çevirip, pencereden bakanı öldürüp, evinin kapısında duran 12 yaşında ki kızın kafasına kurşun sıkıp, hamile kadını 5 çocuğu önünde kanlar içinde bırakıp duvarlara hakaret ve küfürler yazıp korkular saçanlar… bunları elbette Büyük İsrail ” BOP” için yapmaktadırlar yoksa onlar teröristlerin halk içerisinde olmadığını bilakis kendi yanlarında yapmacık muhalefet ve atışmalardan sonra akşam yemeklerinde sürekli birlikte olduklarını yarın için neler yapılması gerektiğini istişare ettiklerini yeni tiyatrolar hazırladıklarını biliyorlar. Amerika müttefiklerinde iktidar ile muhalefet bir makasın iki tarafı gibidirler ve zıt göründükleri halde halkı aralarına alıp yok ederler-keserler. Bir bölgeye terörü bitirmek için gidenlerin yaptıklarından sonra halk perişan olup evleri tarumar oluyorsa ve halk güvensizlik ile korku ile göç etmek zorunda kalıyorsa acaba terörü mü bitirmek istemişlerdir yoksa halkı mı??? Böyle bir durum da terörü bitirmek istediklerine hangi aklı selim kişi inanabilir..?
Uzun lafı kısası Irak, Suriye derken Bop mimarları ülkemize de vatanımıza da ve halkımıza da haince musallat olmayı bırakıp açıkça yok etme çalışmaları sergilemektedirler…Halkımız her dönemde olduğu gibi bu dönemde de doğusu ve batısıyla, kuzeyi ve güneyi ile bir bütün ve kardeş olmalı ülkenin neresinde bir acı varsa tüm halk onu yüreğinde hissetmeli , düşmanların hilesine aldanıp kör ve sağır olmamalı ayrıştırma çalışmalarına karşı teyakkuz da olup reddetmelidir. Anadolu halkının en büyük düşmanı Amerika ve İsrail müttefikleridir. İşte bu bilinç halkımızın düşmanlar karşısında ki zafer reçetesidir.

Yorumunuzu Gönderin