SIBĞATULLAH’A BOYANMAK ve YALNIZ ALLAH’A DAYANMAK…! – Zülfikar DOLUNAY

sibgatullah

SIBĞATULLAH’A BOYANMAK ve YALNIZ ALLAH’A DAYANMAK…! – Zülfikar DOLUNAY

İlahi boya olan sıbğatullah’a boyanmak yani Din-i Mübini İslam’ın bir boya hükmüyle-şekliyle bütün hücrelere nakşedip emir ve yasaklarının hayatına yön vermesi ilahi emirlerin dışında zıt olan herhangi emir, fikir,izm veya ideolojiye meyletmediği gibi karşı durması muhalefette bulunması olarak belirtebiliriz…
Sıbğatullah’a boyananların en güzel örnekleri muhakkak ki nübüvvet bahçesinin gülleri olan şanı yüce peygamberlerdir. Onların nurani hayatlarının her anına her zerresine bu boyanın hakim olduğunu kıssalardan anlamaktayız. Sürekli teyakkuz da kendini murakabe ve muhasebe eden bir yapıyla ilahi rızayı ve kurbu subhanı hedeflemiş ayrıca bu hedefe ulaşmak için elinde ” Allah için sevmeyi ve Allah için buğz etmeyi ” bir ölçü olarak bulundurmuşlardır. Hakkı hakk için istemiş asla hakkı doğruyu kendi bireysel tercih ve zevki için veya haşa batıl bir fikri batıl bir hareketi güçlendirmek için istememişlerdir. Önce hakkı bilmiş ondan sonra o hakkı bir mihenk taşı yaparak kişileri ve olayları bu ölçüye göre değerlendirmişlerdir. Asla kişisel-ırksal duygulara kapılmamış herzaman İslam’ın geleceğine yatırım yapmış İslam’ın zararına olabilecek bir girişimden her daim sakınmışlardır ki buda insanların genel saadetine bir yatırım olmuştur …
Allah aşkını merkez almış tüm sevgi ve nefreti bu aşk üzerine şekillendirmişlerdir. Mazlumlara ezilen halklara, garibanlara, çocuklara karşı şefkat ve merhamet timsalleri olurken; zalimlere ezenlere küfrün önderlerine ve azılı münafıklara karşı izzetli ve şiddetli olmuşlardır. Bu konuda asla taviz vermemiş hele azgın münafıkların fitne ateşlerine azami dikkat etmiş tüm mü’minleri bu konuda özellikle uyarmışlardır…Çünkü münafıklar tüm zamanlarda İslam’a ve İslam Halklarına en büyük darbeyi indirenler olmuşlardır…genel karakterleri müslüman görünümlü olup İslam’ı ve müslümanları içten çökertmeye ve yok etmeye çalışan gizli ağaç kurdu gibidirler. Bunlar herzaman İslam düşmanlarıyla hemhal ve müttefiklerdir… Hz.Musa’ya iman eder görünür ancak Firavun’un ordusuna dahil olup müslümanları katletmeye çıkar, Samiri gibi kendine bir böğürecek- dikkat çekecek bir oyuncak bulur Musa’nın uzaklaştığı bir anda insanlara liderlik taslar hızını alamazsa kendini haşa ilah ilan eder…Hz. Muhammed (saa)’e övgüler dizer ancak onun kararlarına muhalefet eder müslümanlar arasında tefrika çıkarır birbirine düşman eder…İslam ordusu topyekün Uhud’a gitse yolda ne yapar eder 1000 kişiden 300’ünü ordudan koparır Medine’ye döndürür…Tek amacı vardır Öz Muhammedi İslam yenilsinde yokolsun…
Böyle münafıkların da günümüzde aynı şekilde hem İslami roller yapıp hem Amerikancı, İsrailci hem de demokrat -hümanist canavarlar – kırallar olduğu müşahade edilmekte ancak halklar çok ustaca yapılan toplu hipnozlarla-medyayla kandırılıp uyutulup katillerine aşık edilmektedir. Bu işte gönüllü ve maaşlı yalakaların, basireti kör olanların çalışmaları büyük bir katkı sağlar…Bu münafıkların günümüzde sistemsel bir güce ulaşıp deccali bir devletle hüküm sürdürdüklerini ve İslami rolleri en hileli şekilleriyle oynayıp siyonist ve emperyalist hedeflere ulaşma gayretiyle koca bir halkı esaret altına alıp tüm değerlerinin içini boşaltıp sözde özgürleştirdiklerini vurgularken, sinsi bir yılan gibi kıvrılıp İslam ülkelerini her yönden harabeye çevirmeye müslümanları en sinsi taktiklerle katliamlarla yoketmeye çalışmış olduklarını bilirsek tehlikenin hangi boyutlarda olduğunu anlamış oluruz…ki kendimizi kandırmadan deve kuşu misali davranmadan bu gerçeği ulaşabildiğimiz herkese anlatmamız böyle bir tehlike ve sonuçlarını dile getirmemiz en önemli İslami ve insani sorumluluklarımızdandır…
“Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir. Ey mü’minler! Deyiniz ki, bizim boyamız) Allah’ın boyasıdır. Allah’ın boyasından boyası daha güzel olan kim vardır? Ve bizler ancak ona ibadet edenleriz.” (Bakara:137-138)
Başta peygamberler ve onların güzide takipçileri-sahabeleri ve Peygamber Efendimiz’in Al-i İbrahim hükmündeki Al-i Muhammed olan Ehlibeyt (as) tüm zamanlarda kendileri Allah’ın boyasıyla boyandıkları gibi yani İslam’ı hayatın her safhasına her zerresine nakşettikleri adeta canlı yürüyen Kur’an oldukları gibi bu yüce şahsiyetlerin karşısında ya tamamen açıkça yada münafıkça zıt olan şeytanın boyasıyla boyanan güruhlar da batıl cephesinin temsilcileri olarak yer almışlardır…
Allah’ın boyasıyla boyananlar: Tevhidi, vahdeti-uhhuveti-İslam ümmetinin hakk bir imam- önder etrafında birleşmeyi, imanı, takvayı,ihlası-samimiyeti-ilahi rızayı, hidayeti, sırat-ı müstakimi, adaleti, hikmeti, zalimlerle mücadeleyi-şecaatı-cesareti, sabrı, güzel ahlakı-fazileti, velayeti -ilahi yönetimi, müminlere karşı alçak gönüllülüğü mazlumlara şefkat ve merhameti, zalimlere- ezenlere-küfrün önde gelenlerine karşı izzetli ve şiddetli olmayı, basiret ve uyanık bilinci-hilelere kanmamayı, marifetullah ve muhabetullah gibi özellikleri kendilerinde barındırırken ; Şeytan’ın boyasıyla boyananlar: Şirki, küfrü, zulmü, nifakı, fısk-ı fücuru, riyayı, kibri, tefrikayı-fitne -fesadı, hileyi-komployu-yalanı-sahtekarlığı, faizi, fuhşu-zinayı, içkiyi, hırsızlığı..vb diğer haramları-günahları kanunlaştırıp devlet haline getirmeyi uygulamayı, mazlumlara ve garibanlara, müslümanlara şiddetli olmayı -süründürmeyi -perişan etmeyi ve yoketmeyi-katletmeyi ancak bunu aleni yapamıyorsa incitmeden-okşayarak kandırarak yapmayı, kendi şeytanlarına-dostlarına- müttefiklerine gayet yumuşak-ılımlı-anlayışlı-emirlerini aksatmadan uygulamayı bazen numaradan sert yapmayı ters cevap vermeyi kendini müslüman rollerine sokmayı böylece planların yürürlükte kalması ve uygulanabilmesini sağlamaya çalışmayı, İslam ümmetini savunur gibi yapıp her fırsatta savaş naralarıyla -katliamlarıyla -teröristleriyle İslam ülkelerini viran edip Amerika ve İsrail gibi ağababalarını memnun etmeyi… gibi daha bir çok özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar…
Şeytan’ın boyasıyla boyananların yukardaki saydığımız özellikler günümüzde Amerika müttefiki İslami kılıflı-münafık demokratik kralların-zalimlerin-diktatörlerin genel özellikleridir…bunların en şaşırtıcı yönleri yeri geldiğinde çok mahir bir şekilde İslami rol yaparak, yaptıkları işleri İslami hassasiyettenmiş gibi lanse edebilmeleri ve halkı bu şekilde aldatabilmeleridir ki bu aldatmada medyanın katkısının yanı sıra bilinçli yada bilinçsiz bazı zevatların gönüllü yada maaşlı yalakaların bireysel veya dernek-vakıf gibi grupsal-kurumsal çalışmalarının desteklerinin ve propagandalarının da etkileri büyüktür…bunlar bir bütün olarak ahtapot gibi halkı sarmalamış ve birbirlerinden ayrı-zıt gibi görünürken de aynı merkeze bağlamaya çalışırlar…aynı şeytani merkezin hizmetçisi oldukları halde farklı kulvarlarda farklı fikirlerde farklı renklerde görünürler. Halkı o kadar sarmalamışlardır ki kimse aklını kullanamaz ve olayları sağlam bir tefekkürle irdeleyemez hale dönüştürmüşlerdir. Halkı asıl bekleyen tehlikelerden habersiz kılıp sürekli oyalama taktiğiyle boş araziye baktırır orada ki farklı renklerdeki küçük taşları saydırma mantığıyla asıl can damarını koparan düşmanını dost zannettirirler bunu tam karşıtı olarak Amerika’ya İsrail’e emperyalizme karşı olan onlarla müttefik olmayanları ise zalimlikle sapıklıkla münafıklıkla suçlayarak nice hile-desiseyle-akıl oyunlarıyla düşman gösterirler…
Halktan birileri boş araziye bakmak istemez orada ki taşları saymaz da gözünü başka yönlere çevirirse yani dönen dolapları fark edip bunu dillendirirse hemen onu marjinalleştirir, iftira atar, terörist veya ayrımcı-ajan olarak niteleyip ötekileştirir. Çünkü yapılan hile ve komploların amerikancı planların deşifresine ve halkın uyanmasına vesile olması gibi tehlikelere sebep olmalarıdır…bu şeytani düzenlerde halk ne kadar sarhoş ne kadar kafası boş ne kadar ahlaki değerlerden soyutlanmış, ne kadar faiz ve fuhuş cenderesine kapılmışsa, esrar ve eroin gibi maddeler yaygınlaşırsa, gençler hedefsiz ve fikirsiz gelecek kaygısı olmazsa tüm ülkede zihin durmuş ve gözler loşsa o kadar iyi o kadar sevindiricidir!!?…
İşte bugün tüm müslümanların en büyük vazifesi-sorumluluğu yüce önderlerimiz olan peygamberlerimiz gibi Ehlibeyt gibi Allah’ın boyasıyla boyanarak ve hakikati haykırarak şeytani boyayla boyananların bize-halkımıza-İslam halklarına -dünya mazlumlarına hazırlamak istedikleri komploları ve vahşi planlarını boşa çıkarmaya çalışmak ve halkları uyandırmaktır…Boş araziye bakıp küçük taşları saymak gibi bir zihin tutulması yaşayan halkın gözlerini hakikate çevirmektir, manzume-i İslam’ın aydınlatıcı zaferini sağlamak için gece gündüz Ebazer gayreti göstermektir…Vesselam.

Yorumunuzu Gönderin