YENİ TÜRKİYE 2 – Musa GÜNEŞ

yeni-turkiye-2

YENİ TÜRKİYE 2- Musa GÜNEŞ

Yeni Türkiye Yeni Güç, Hep Birlikte Yeni Türkiye, Yeni Türkiye İçin, Yeni Türkiye Yolunda, İlk Günkü Aşkla, Tek Başına İş Başına …daha fazla çoğaltabileceğimiz sloganlar. Partilerin adaylarının belirlendiği andan itibaren bu ve benzeri sloganları afişlerde, el broşürlerinde görüyoruz .Bizde yeni Türkiye’deki gelişmeleri! ele almaya devam edelim.

Evet ülkenin Cumhurbaşkanının, Başbakan iken yaptığı konuşmada Türkiye’nin 4 alanda ilerlediğini söylemişti. Bu alanlardan sağlık ve eğitim alanına ilk yazımızda yer vermiştik. Bu yazımızda ise ulaşım alanındaki gelişmelere, altında yatan asıl gerçeklere, sağlık ve eğitim alanındaki gelişmelere tekrardan farklı açıdan değinmeye çalışacağız.

3.Ulaşım: Ulaşım gerek günümüzde gerekse geçmişte hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. İnsanlar sürekli belirli bir yerde durmamakta hayat şartlarının etkisiyle ulaşımı kullanma gereği duymaktadırlar. Bunun için bütün dünyada ve ülkemizde ulaşıma önem verilmiştir, verilmelidir. Tabi ulaşıma verdikleri önemin başka sebepleri de bulunmaktadır. Onlara yazının ilerleyen kısmında yer vereceğiz.

Özellikle iktidarın sloganlarda, yok biz şu kadar bölünmüş yol yaptık, yok bizden öncekiler şu kadar yapmıştı gibi konuşmalarına şahit olmuşsunuzdur. Evet bu iktidar döneminde yol yapımları artmıştır. Ama şunu unutmamak gerekir ki teknoloji gittikçe ilerlemektedir.  Bu sebeptendir 10 yıl 20 yıl önce yapılan 100 km’lik bir yol yapımı, aylarca-yıllarca sürmekte iken günümüzde ‘ dünyadaki gelişmelere paralel olarak’ birkaç günde birkaç haftada bitebilmektedir. (Karayollarındaki teknoloji gelişmelerine Karayolları Genel Müdürlüğü Mayıs 2014 raporlarına bakmanız yeterlidir.) Konuşmalarda örneğin şu cümle çok kullanılmaktadır  “cumhuriyetten 2002’ye kadar bölünmüş yol 23.064 km iken, 2002’den 2015 bu bölünmüş yol 130 bin km’lere ulaştı’ cümlelerini bu seçim mitinglerinde de duyduk.

Evet ulaşım ağının asıl gelişme-geliştirilme amacı insanlara hizmet götürmek, insanların rahatça bir yerden başka bir yere ulaşmalarını sağlamak değil, bilakis asıl amaç; Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir isyan veya bir ayaklanma çıktığı zaman hemen oraya ulaşabilmek, gerekli sayıda asker ve polisi hemen nakledebilmektir ki bu ayaklanma veya başkaldırı daha başlangıçta bitirilsin diyedir, onların tabiriyle yılanın başı küçükken ezilsin.Nitekim bunu ve benzerini çok rahatlıkla görebiliyoruz. Tarihte de Osmanlının topraklarını çok çabuk kaybetmesinde ve isyanları bastırmada başarısız olmasında ulaşım ağına yeteri önemi vermemesi en önemli etkenlerdendir. Tarih’ten ders alan Süfyanlar aynı hataya tekrar düşmemek için ulaşım ağını geliştirmekte ve ömürlerini uzatmaya çalışmaktadırlar.

Diğer ulaşım ağlarında da bu etken önemlidir; demir yolunda ve hava yolunda. Bu ulaşım ağlarının gelişmesinde diğer en önemli etkende özelleştirme yaparak devletin elinde bir şey bırakmamak ve bazı kişileri zengin etmek en büyük hedefler arasındadır.

Madem ulaşımı, milleti düşündükleri için yapıyorlar; niçin Van’daki baba oğlunu saatlerce taşımasına rağmen kimse yardım için onlara ulaşmadı, neden köy yolları açılmadı?İnanın öyle köyler var ki, öyle yollar var ki resmen ölüm yolculuğuna çıkılıyor, insanlar köylerine sağlam ulaştıklarına şaşırıyorlar.

Özetleyecek olursak yolların gelişmesinin asıl amacı isyanlar- başkaldırılar başlamadan bitirmek, nitekim bunu belirli yerlerde gördük; Soma’da, Reyhanlı’da daha olay yeni olmasına rağmen çok müthiş polis ve asker getirilip yayın yasağı konulup halkın devlet yetkililerine kinlerini kusmalarına izin verilmedi.

Sağlık alanında dışardan doktor getirme konusuna değinmek istiyorum. 2013 verilerine göre Türkiye’de aile hekimi sayısı 21bin, toplam hekim sayısı ise 130bine ulaşmıştır.(1) Sağlık bakanlığı var olan açığı kapatmak için ithal doktor ile çözüm bulacakmış. 2013 yılı itibari ile Tıp Fakültesi 86’ya ulaşmış bulunmaktadır. Genelde ÖSYM sıralamasında ilk on bin-on iki bin arası tıp fakültelerine yerleşebilmektedir. Aslında çözüm çok basit tıp kontenjanlarını biraz daha arttırırlarsa birkaç sene içinde bu olay çözülmüş olacaktır. Bunun yanında en önemli bahaneleri ise uzman doktor eksikliğidir. Bunun da çözümü basit, tıp öğrencilerine bu konuda maddi ve manevi teşvik verilirse bu sorunda birkaç sene içinde aşılır. Şimdi gelelim bunların dışardan doktor getirmek istemelerinin asıl sebebine; en önemli sebeplerinden biri ülkemizde değerli olan sağlık sektörünü diğer sektörler gibi bitirmeye çalışmak. Şöyle ki dışardan doktor geldiği zaman bakanlık zaten zor şartlarda çalışan doktorlarımıza az bir maaş vererek ‘ya benim verdiğim maaşa çalışırsın ya da senin yerine dışardan doktor getiririm.’Yani doktorları kendine, kendi dediklerine muhtaç etmek. Bir diğer nedense bizim yaşlılarımız annelerimiz-babalarımız karşı cinsten olan doktorları kendi evladı gibi görmektedirler. Doktorlarımız da onları anneleri-babaları olarak görmektedirler. Bunun için zor anlarda karşı cins doktorlara gitmek sorun oluşturmamaktadır. İşte dışardan doktor getirmenin diğer amacı da hiçbir ortak yönümüz olmayan bu doktorlar ile iletişime geçirilmeye çalışılması ve gittikçe öz benliğimizden uzaklaştırılmak için yapılan bir çalışmanın mantığıdır.

Daha önceki yazımızda söylediğimiz gibi bu konudaki bütün yazılarda eğitime kısaca değineceğiz:

Statü Sayı
Profesör              15.529
Doçent   8.486
Yardımcı Doçent   21.717
Öğretim Üyeleri Sınıfı Toplamı   45.732
Öğretim Görevlisi               17.520
Okutman                8.190
Ört.Gör. ve Okutmanlar Sınıfı Toplamı    25.710
Araştırma Görevlisi    36.669
Uzman                3.257
Çevirici                23
EÖP                104
Öğretim Yardımcıları Sınıfı Toplamı                40.053
GENEL TOPLAM                 111.495

 

Bu tablo 2011 yılı itibarıyla akademik personel sayısını göstermektedir. Düşünün bu kadar profesörümüz, doçentimiz var ama dünyada- bir profesörün ifadesi ile- 15 tane patentimiz yok. Maalesef bu hocalarımızın çoğu kaliteli uzman öğrenci yetiştiremiyor veya izin verilmiyor. 16 binden fazla Tarih bölümünden mezun kişi var ama alımlarda ise 300 kişi yerleşebiliyor. İşte yeni Türkiye’de eğitim ve işte acınacak durumumuz. Gelecek yazımızda inşallah güvenlik ve diğer başka alanlarda yeni Türkiye’nin durumunu ele alacağız. Selametle kalın.

(1)http://www.medikalakademi.com.tr/aile-hekimi-sayisi-doktor-saglik-bakani/#!

 

Yorumunuzu Gönderin