Video – 66 yaşındaki çay üreticisi Arif Kosif: Böyle bir şerefsizlik olur mu ya?

66 yaşındaki çay üreticisi Arif Kosif: Böyle bir şerefsizlik olur mu ya?

Rize’de Arif Kosif adlı bir çay üreticisi çaylarının alınmadığını gerekçe göstererek yaklaşık 500 kilo dolayındaki yaş çayını Çaykur Genel Müdürlüğü Binası önüne döktü.

Rize’nin Derepazarı ilçesi Tersane Çay Fabrikasına bağlı bir çay alım evine çay satan Arif Kosif adlı bir çay üreticisi çaylarının alınmadığını gerekçe göstererek yaklaşık 500 kilo dolayındaki yaş çayını Çaykur Genel Müdürlüğü Binası önüne döktü.

66 yaşındaki kalp hastası olduğunu ifade eden Arif Kosif adlı yaş çay üreticisi, zaman zaman gözlerinin dolması ve ağlar hale gelmesine rağmen Çaykur önüne çay dökme eyleminde bulunurken, Çaykur görevlileri uzun bir süre eylemciyi ikna edemedi. Ne yaptılarsa eylemcinin eylemini sürdürmesi ve şikayetlerini sıralamasının önüne geçemeyen görevlilerin uzun uğraşları sonrası eylemde bulunan çay üreticisini ikna ettikleri bilgisine ulaşılırken, Kosif de Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nu ve randevulu sistemi sert sözlerle eleştirdi.

Kosif, Çaykur önüne çay dökme eyleminin ardından, “O İmdat bey gelene kadar gece gündüz buradayım ben. Avrupa’dan özel mektup geldi çayımı almamak için herkesin çayını aldılar benimkini almadılar. Niye biliyor musun evimin cephesine Türk Bayrağı yaptırdım. Ne Mutlu Türküm diye yazdırdım. Beni dinleyin. Ben vatan haini miyim. Araştırın bakalım ben bu vatana herhangi bir ihanette bulundum mu? Oturuyorsunuz şeyinize dimi. Öyle gitmez. Öyle gitmez. Bunu yaşayacaklarına öl kardeşim öl. Bu cepheyi göze aldık yeter ya yeter.” dedi.

Herkesin çayını aldıklarını kendisinin çayını almadıklarını iddia eden 66 yaşındaki çay üreticisi çayı bozuk olması halinde aynı şekilde bir daha çay getirmeyeceğine ve alınmaması halinde tek kelime dahi etmeyeceğine vurgu yaparak ilk günden uygulanan sisteme isyan edercesine “Şu çay Türkiye Cumhuriyetini yıkacak bir çay mıdır” dedi ve 300 TL’ye toplattığı çaylar alınmadığından dolayı çayların yarısını da dereye döktüğünü ifade etti.

2 kere iktidar partisine oy verdiğini ifade eden çay üreticisi Arif Kosif, “2 kere oy verdim. Allah o elimi alsın benden bir daha verirsem. Böyle bir şerefsizlik olur mu ya? Bu nedir ya. Kendi ülkemizde zulüm yaşıyoruz yetti artık ya. Buraya geldi ya. Zulüm yaşıyoruz, zulüm. Gelsin İmdat Bey bana 2 kelime etsin beni ikna etsin. Koltukta oturmakla değil. Geleceksin orda o sabahın köründe yamaçlarda çayı toplarken göreceksin nasıl oluyor diye. Yazık değil mi ya. O oturduğu yerden açıklama yapıyor.” konuştu.

Kalp hastası olduğunu ifade eden yaşlı üretici, ekmek parasını helalinden çıkarmak için çayını toplatmak için 300 TL. para ödediğini, çayının içerisinde bir tane yabancı madde, çimen, ot gibi herhangi bir şey bulunmadığını kaydederek, “Bu ne zulümdür. Ne zulüm. Benim siyasetle bir ilgim yok. Ama bu ne zulümdür ya. Allah aşkına böyle bir şey olur mu? Bu ne zulüm. Tersane Çay Fabrikası özel ekip gönderdi herkesin çayını aldılar. Demek ki o köyde bi haram yiyen, bi gayri meşru yapan benim. Ya böyle bir şey var mı? De bana kardeşim ya bir daha böyle bozuk çay getirme, getirirsem tamam. 3 gün önce hastaneden çıktım. Helalinden çalışıp kazanmak istiyorum… Bu ne zulümdür. Bu ne zulümdür ya. Şunu zayi edecek maddi güce sahip miyim. Hayır. 1 liraya muhtacım ama alın terimle çalışıyorum. Bu nedir arkadaş ya. Yorum yapamıyorum ya. Diyemiyorum ki bu şundan dolayı oldu. İki saat dedim ya diyorsunuz ki çayın bozuk. Ya arkadaş ben bir daha bozuk çay getirirsem söyle. Bundan daha bozuk çayları aldın ya. Ben bunu şuna bağlıyorum arkadaş. Ben evimin cephesine Türk Bayrağı astım. Ne Mutlu Türküm yazdım. Geldiler oraya falan filan. Ben bunu açık yaşıyorum. Birisi gelsin sicilime baksın. Benim politikayla ilgim yok.” şeklinde sözlerini ifade etti.

Yorumunuzu Gönderin