YEMEN DİRENİŞİNE BİNLER SELAM – Ahmet Yasin YİĞİTOĞLU

yemen-direnisine-binler-selam

YEMEN DİRENİŞİNE BİNLER SELAM – Ahmet Yasin YİĞİTOĞLU

Geçtiğimiz haftalarda ülke gündemimizi ve dünya gündemini meşgul eden pek çok gelişmeye tanık olduk. Yemen coğrafyasında meydana gelen gelişmeler, bu gelişmelerin başında yer aldı. Hatta biz Yemen’de tanık olduğumuz halk direnişinin bu gelişmelerin en önemlisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü son Gazze zaferinden sonra dünya küfrünü bu derece sarsan başka bir gelişme hatırlamıyoruz. Zira Yemen olaylarının gerçek manada bir halk hareketi olması ve hedefinde de Siyonist güdümlü iktidarı yıkıp yerine halkın iktidarını ikame etme gayesinin yer alması, Yemen kıyamının küfür cephesini huzursuz etmesine yetmiştir. Yemen halkının inkılabi hareketi, Suriye’de sahte devrim peşinde olanlara atılmış sert bir tokattı da aynı zamanda. Suriye’de türlü oyunlarla varmış gibi göstermeye çalıştıkları aslı olmayan halk hareketi Yemen’de başlamıştı. Hem de ne başlamıştı.

Peygamber aleyhisselamın mübarek veladetlerinde düzenlemiş oldukları milyon katılımlı etkinliklerden tanıdığımız Yemen Hizbullah’ı, izlemiş olduğu dakik siyaset ile İslam’ın gücünü bir kez daha göstermiş oldu. İşe önce uyarmakla başladı Yemen Hizbullah’ı. Tıpkı Resul-i Ekrem gibi. Uyarılarının dikkate alınmadığını görünce ise zalimlere hadlerini bildirmek üzere harekete geçti. Önce çok sayıda ordu birliği Yemen Hizbullah’ına katıldı. Çok sayıda tank ve uçak ganimet olarak alındı. Halka zulmeden Siyonist uşağı genelkurmay başkanı sarayından kaçarak Suud Büyükelçiliğine sığınmak zorunda kaldı. İçlerinde Savunma Bakanlığının ve Merkez Bankasının da yer aldığı çok sayıda hükümet binası ele geçirildi. Başbakan istifa etmek zorunda kaldı ve Cumhurbaşkanı Yemen Hizbullah’ı ile anlaşmak mecburiyetinde kaldı. Sonuç olarak belirli şartlarda anlaşmaya varıldı. Anlaşma şartlarının içeriğine baktığımızda meseleyi daha iyi idrak etmiş oluyoruz. Yapılan anlaşmada şu maddeler yer aldı:

-Üç gün içerisinde yeni hükümet kurulacak. ( Bu madde ile mevcut hükümet yok sayılmış ve hükümetin Siyonist uşağı olduğu tescillenmiştir). Bu doğrultuda Cumhurbaşkanından hiçbir siyasi partiye üye olmayan bir Başbakan ataması istenmiştir. (Bu arzu İslami hareketi hangi zemine oturtmak gerektiğine dair önemli bir metot sunmaktadır).

-Petrol ürünlerine getirilen aşırı zam oranları düşürülecek. (Zira bu zamlar halkı hayli zor duruma düşürmüş, ülkede alım gücünün azalmasına ve yoksulluğun giderek artmasına neden olmuştur ).

-Yemen Hizbullah’ı başkent Sana’da ele geçirdiği devlet binalarını polise teslim edecek. (Bazıları bunu bir geri adım hatta bir yenilgi olarak yorumlayabilir. Ancak Yemen Hizbullahi Hareketinin zaferinin sırrı tam da bu noktadadır. Zira bu hareketleriyle makam-mevki peşinde olmadıklarını göstermiş oldular ve dünyaya şu mesajı verdiler: “Biz, midemiz için kıyam etmedik. Biz Allah’ın dininin hâkimiyeti için kıyam ettik. Allah’ın kullarının saadeti için kıyam ettik.” Gerçekten muazzam bir incelik ve fevkalade bir mantık. Hem isteseler yine ele geçirirler. Zira buna muktedir olduklarını tüm dünyaya çok net bir biçimde gösterdiler.

Bir yerde meydana gelen bir olayda herkes üzerine düşen vazifeyi ifa ediyor. Yani hak cephenin müntesipleri de batıl cephenin mühibbanları ve uşakları da üzerlerine düşen vazifeyi yerine getiriyor. Yemen olaylarıyla birlikte bu hakikate bir kez daha tanık olduk. Kalplerinde saf bir iman taşıyanlar gayet halisane duygularla ve Kur’an’ın tüm müminleri kardeş ilan ettiği ilahi fermanı esas alarak mazlum Yemen halkının yanında yer aldılar. Seherlerdeki duaları Yemen coğrafyasının hak ve hakikat âşıkları içindi. Yüce Allah’tan muzafferiyet diliyorlardı mümin kardeşleri için. Bir yandan da kardeşlerinin şanlı direnişini karalamaya çalışanlarla mücadele ediyorlardı. Zira bu mühim gelişme karşısında batıl cephe de harekete geçti ve engelleyemedikleri, durduramadıkları kıyam selini; yalan ve iftiralarla sekteye uğratma, karalama, ilgisiz kalınmasını sağlama, görmezden gelme, terörize etme, mezhepsel sınırlama yoluna gitme ve daha başka başka yollara başvurdu. Ancak Yemen kıyamı her safhasıyla ağır bir darbe indirmiştir bu hayâsızlar ordusunun utanmaz neferleri olan habisler ve satılmışlar güruhuna. Dünyanın pek çok yerinde aynı türden faaliyette bulundu bu alçaklar. Neden mi? Çünkü tek bir merkezden emir alıyorlar da ondan. İftira ve karalamalarının temelinde, cereyan etmekte olan hadiselerin bir Şii kıyamı, bir Husi isyanı, bir anarşi ve terör hareketi olduğu imajı uyandırma gayretleri yer almakta. Yemen kıyamı her ne kadar Husilerin öncülüğünde başlamış olsa da bu kıyam kesinlikle bir Husi ayaklanması değil; Şii’siyle, Sünni’siyle mazlum bir halkın Hüseyni kıyamıdır. Habis medyanın yansıttığı gibi bir Şii kıyamı değildir. Onlar Şii ayaklanması diyorlar ki Sünniler bu mühim hadiseye ilgisiz kalsınlar. Şii isyanı diyorlar ki mezhep ihtilafı gündeme taşınsın. Şu hakikat bunların münafıklıklarını iyice gün yüzüne çıkarıyor ki başkentte toplanan milyonların içinde hem Şiiler vardı hem Sünniler. Ufak mezhebi farklılıkları bir kenara bırakmışlar ve ilahi bir amaç için birlik olmuşlardı. İşte batıl cephenin bu denli öfkelenmesinin ve kin kusmasının arkasında yatan etken de bu zaten. Onlar istiyorlar ki Şiiler ve Sünniler birbirine düşman olsun. Sürekli birbirleriyle uğraşsınlar. Şeytanın taraftarları olan bu insi melunlar da her ikisini de ortadan kaldırma plan ve programları yapsın. O yüzden Sana’da Şiiler ve Sünnileri bir arada görünce dehşete kapıldılar ve kalemşorlarını, Bel’amlarını, Samirilerini göreve çağırdılar. Ama nafile. Beklesinler hele. Daha dünyanın dört bir yanından azığı vahdet olan Muhammedi orduların kıyam dalgalarıyla sarsılacaklar. Bu Allah’ın salih kullarına olan bir vaadidir ve onun vaadi haktır.

Şu halde bu ilahi vaad gereği harekete geçen mücahid Yemen halkına binler selam olsun.

Selam olsun kıyamlarıyla tuğyanın doruklarında olan tağutlara kuvvetli bir darbe indiren Yemen Hizbullah’ına.

Selam olsun Yemen’den ümmetin kalbi Filistin direnişine destek çıkıp Siyonistlere korkular salanlara

Selam olsun Suriye üzerinde oynanmak istenen oyunları fark ederek milyonluk yürüyüşlerle Beşşar Esad’a ve Suriye halkına destek verenlere

Selam olsun katliamlar yapmak üzere Yemene girmeye çalışan on bin vahabi selefiyi muazzam bir operasyonla tek seferde çöle gömen bu yiğit insanlara.

Selam olsun. “Zafer tüm Yemen halkınındır.” diyen Yemen Hizbullahi Hareketi lideri Abdülmelik Husi’ye…

1 Yorum

  1. Muhammed MEKKELİ, Cevapla

    yemen direnişi cihadı hobby edinip sonra onu fobby yapanlara bir derstir
    yemen direnişi cihadı kendilerini dejarz olarak görüp bataklığa dönüştürenlere bir silledir
    yemen direnişi zaman zemin ve şartlar iyi edut edilerek yapılmış haklı bir kıyamdır
    yemen direnişi cihadı cinayet olarak algılayanlaın aksine haklı ve masumane bir direniştir
    yemen direnişi batıdan beslenen değil kendi ayakları üzerinde duran öz muhammedi bir duruştur
    yemen direnişi imanın yemenden doğuşunun mucizevi bir başlangıcıdır

Yorumunuzu Gönderin