Dayanamadım Yazdım, AKP ile Fethullahçıların Sanal Kavgası – Hüseyin Yahya CEVHER

Dayanamadım Yazdım, AKP ile Fethullahçıların Sanal Kavgası – Hüseyin Yahya CEVHER

akp-fetos

Geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı eve girerken yine kapının önündeki saman çöplüğü dikkatimi çekti. Uzunca bir süredir, abonesi belli olmasına rağmen komşumuz Zaman gazetelerini almıyor, belirli bir müddet sonra ortam bir çöplüğü andırıyordu. Bu durum sadece bizim apartmanımız için geçerli değil, hemen hemen tüm apartmanlar için geçerlidir. Bunu da yazıyı okuyan okuyucularımızın gözlemine bırakıyorum.

Yıllar önce tanıştığım samimi ama saf bir öğretmen ağabeyim Zaman gazetesinin tirajının 1 milyona ulaşması için çabalıyordu. O dönemler hatırladığım kadarıyla 250 bin civarı bir tiraj var idi. Bu eylemi bir ibadet aşkıyla yapan kişiyle konuşmamızda 1 milyona ulaşınca ne olacak diye sorduğumda İSLAM DEVLETİ kurulacak demişti. Ben de tam tersine o sayıya ulaştığı zaman ortada İSLAM DEVLETİ ideali taşıyan Fethullahçı kalmayacağını bildirmiştim herhalde bugünler o günler olsa gerek…

Sayı ile ilgili çok eski bir anım aklıma geldi. Fatih Üniversitesi’nin 1996 yılındaki açılışı için bir gövde gösterisi yapmayı planlayan Fethullahçılar tüm ekiplerine haber vermiş bu esnada da çok sevdiğim, takdir ettiğim, örnek almaya çalıştığım bir ağabeyimi de davet etmişlerdir. Onun verdiği cevap hala kulaklarımda çınlamaktadır. “2 milyon tane koyun toplansa, bir aslan karşısında ne hükmü var“. İşte durumun özeti budur. Çoklukla bir sonuca erişilemez. Yeri gelmişken aslan gibi muşulayan(bkz. soluyan) ağabeyime de selam eder, ellerinden öperim.

Zaman gazetesinin tirajının nasıl artırıldığı ile ilgili herkesin malumu vardır ama kısaca bilgi verirsek; dershaneye yazılanlar mecbur, selam veren esnaf mecbur, Fethullahçılar adam başı 10 tane almaya mecbur, ikinci dereceden Fethullahçılar 5 tane almaya mecbur… bu şekilde gider.

Ak Parti iktidarı ile hem Amerikancı İslam’ın yerli tezahürlerinden olan Fethullahçılar palazlanmış hem de şişirilerek büyük bir güç gibi lanse edilmeye başlanmıştır. Halktan kopuk kendi alemlerinde verilen ulufelerle hayatlarını sürdüren üst tabakanın yanı sıra, bu yiyicilerin sahte gözyaşı ve uydurma menkıbelerine kanan saflar sürüsü son günlerde o kadar büyümüş ki kendilerine göre güya hükümetle çelişecek/çekişecek kadar yücelmişlerdir.

Oysa daha düne kadar mevcut iktidarın en büyük destekçisi, yapılan o kadar gayri İslami harekete rağmen en büyük savunucuları olmuşlarken bir anda “Köpeklerin dostluğu aralarına kemik atılana kadardır”{Hz.Mevlana} sözünün bir tefsirini bize canlı olarak izlettirmektedirler.

Hem iktidarın ekabiri, hem de Fethullahçıların yönetim kadrosunun aralarında hiçbir sorun olamaz, çünkü bunlar küresel siyonizm ideali için çalışan Amerikancı İslam şubesinin elemanlarıdır, Bunlar sahte gözyaşı ve uydurmasyon hikayelerle ayrıca olağanüstü maddi imkanlarla (yurtlar, okullar, dershaneler, öğrenci evleri, piknikler, hediyeler, ödüller vb. ) halkımızı kandırıp, güya kendi taraftarları yapmaktadır. Ama inşAllah günün birinde alt tabaka gerçeği görecek ve bu üçkağıtçıların peşini bırakacaktır.

Son günlerde ülke gündemini işgal eden dershanelerin kapatılması tartışması tamamen Fethullahçıları gündeme oturtmak ve büyük bir güç gibi göstermek için tasarlanmış, ayrıca alt tabakadaki savunucuları kaypaklaştırmak(düne kadar AKP, AKP sloganları atanlar bir anda dönüş yapmıştır; yarın yeniden dönüş yaptırılacaklardır.) için planlanmıştır.

Eğer dershaneler kapatılırsa bilin ki orada ders çalışan, bu bozuk eğitim sisteminin gayri ahlaki işlerine bulaşmamış bir grup temiz genci hedef alacaktır. Mevcut yönetim bozmadık, pisliğe bulaştırmadığı bir tane genç bırakmamak için elinden geleni yapmaktadır. Dershanelerin kapatılması ile ilgili savunma yapılırken gençlerin sosyal faaliyetlerden geri kaldığı iddia edilmektedir. Bu deyyusların(ki daha önce sitemizde Deyyus Nedir? başlıklı yazıda ayrıntılı anlatmıştık.) sosyal faaliyet diye bahsettiği şey sadece ve sadece pislik ve fuhuştan ibarettir.

Fethullahçı diye tanımlama yapmamın nedeni ise yine bu grubun menfaatçi mensuplarından birisi bir gün “Fethullahçı demesek olmaz mı, Hocaefendi bu ibare kullanılınca anama sövüyorlarmış gibi geliyor” dediği içindir. Böyle deyip demediğini kesin bilmiyorum ama bu ibareyi o günden sonra hiç tavizsiz kullanmaya başladığımı da belirtmek isterim.

Son dönemde özellikle “CEMAAT” gibi yüce bir kavramla kendilerini tanımlamaya ve tanımlatmaya çalışan bu güruh geçmişte “HİZMET” ve “HİZMET CEMAATİ” kavramını kendileri için kullanmıştır oysa yapılan eylemlere baktığımız zaman en hafif tabirle siyonizme hizmet cemaati, amerikancı islam cemaati, papanın elini öpenin elini öpenler cemaati, ülke topraklarını siyonizme peşkeş çekenler cemaati gibi isimler verilebilir. Özellikle bizler bunları tanımlarken en azından Fethullahçı desek iyi olur diye düşünüyorum.

Sonuç olarak bizde biraz girmiş olduk ama bunların tüm amacı oluşturdukları suni gündeme halkımızı dahil etmektir. Konuyla ilgili yorum yapmayacaktım fakat bunların niyetleri tarihe not olarak düşülsün diye dayanamadım yazdım. Vesselam.

4 comments

  1. Pingback: Bir yanlıştan kurtulup bir başka yanlışa yönelmek… – Hüseyin Yahya CEVHER | Halk Haber

  2. murtaza, Cevapla

    selamun aleyküm
    yazınızdan sonra 3 hafta geçmiş ve sözde akp-fetullahçılar savaşı şiddetlenmiş dersane kavgası meydanı siyaset kavgasına ve efendilerine hizmet yarşına bırakmış.
    halkımızında bildiği gibi akp amerikancı islamın siyaset kanadını temsil ederken fetulllah gülen ise amerikancı islamın dini-hilafet ve şimdilerde siyaset kanadını temsil etmektedir.
    daha önceki yazılarınızda da deccal rejiminin artık yozlaştığını ve son demlerini yaşadığını yazmıştınız.işte büyük şeytan amerika islam dünyasını yönettiği BOP nin merkezini kaybetmek istemeyeceğinden kendisine fenafil amerika derecesinde bağlı olan amerikancı islam cematini yalnız bırakmayacak iç ve dış siyasetde yorulan hizmetkar kulları akp kadrosunu dinlendirip perde gerisine çekecek ve tüm tabanıyla hizmet aşkıyla coşan fetullah gülen ve ekibine bu kutsal görevi(bop-büyük israil) devredecektir diye düşünüyorum.bu oynadıkları film ve tiyatrodan birilerinin zarar görmesi önemli değidir zira her halükarda efendileri(ABD) kazanacaktır.
    sonuç olarak sizler mazlum halka tuzak kurmaya devam edin ama şunu unutmayın zalimin zulmü varsa mazlumunda allahı vardır ve allah tuzak kuranların tuzaklarını onların başına geçirmeye kadirdir. vesselam

  3. emrullah, Cevapla

    ellerinize sağlık,,,,,,, evet gerçekten bizim apartmanın girişi de saman çöpleriyle dolmuştu,,, apartman görevlisi de olmadığı için apartman sakinleri (o anki ruh haline göre) alıp atarsa temizlenmiş oluyordu… ben de bazen alıyorum,,, ama hemen çöpe atmıyorum,,, sofra olarak kullanıyor sonra katlayıp çöpe atıyordum böylelikle sofra bezi yıkama derdi olmuyor,,,,,,

  4. gazi, Cevapla

    Öncelikle elinize sağlık. Bu dersane gündemi iyice sıktı çevremde tek tük bu konuya girilsede yinede uyuz oluyorum. sanki türkiyede sadece akp ve fetocular var gibi. bu gündemin ne amaçla çıkarıldığını yazdığınız için ayrıca iyi olmuş. adamlar iyice adileşti günü kurtarma peşinde diye yazmıştınız. işte buda o durumdan biri, barzani gündemi açıldı üstünü kapatmak için bunu çıkardılar ayrıca sadece ülkede sadece bunlar varmış gibi halkın gündemine sokmaya çalıştılar, iki grupta rejimin elemanı olduğu için bunları savunanlar gene rejimin tuzağına düşmüş oluyorlar. birde bunlar halkın birlik olmasına dayanamıyorlar kendi pis yollarında bile birlik olanları bölme amacıyla suni gündemler oluşturuyorlar. valla saymakla bitmez.

Yorumunuzu Gönderin